KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/246 E., 2025/5991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1863 E., 2024/2482 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/412 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf
Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/1863 Esas, 2024/2482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiin temyiz istemi; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, nakil aracının iadesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1-Arama tutanağında yazılı ve hükme esas alınan önleme araması kararının suç tarihini kapsamadığı, dosya kapsamına göre Sulh Ceza Hâkimliği ve Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarına göre de suç tarihini kapsayan önleme araması kararının dosyaya ibraz edilemediği, dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı,
buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek,
sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesi uyarınca nakil aracının müsaderesi hakkaniyete uygun ise de; dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi gereğince, nakil aracının müsaderesi için gereken şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/246, K. 2025/5991, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama