KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/2905 E., 2025/11150 K.·K Anuniadesi Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/367 E., 2023/1784 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suçlar
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na ve 5809 sayılı
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Zamanaşımı nedeniyle düşme
Suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; Mahkemece bu hususta temyize konu bir karar bulunmadığı cihetle suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 04.02.2016 tarihli iddianame ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) ve 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından dava açıldığı kanun iadesi üzerine verilen 14.12.2023 tarihli kararda 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla temyiz incelemesi 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik olarak yapılmıştır.
I- Suçtan Zarar Gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden sanık hakkında açılan davada Mahkemece bu hususta temyize konu bir karar bulunmadığı cihetle suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.
KD
KARŞIDÜŞÜNCE
Sanık ...'ın iş yerinde uygun olarak yapılan aramada kayıtsız ve yabancı menşeili 50 adet cep telefonunun ele geçirilmesi şeklinde gelişen olayda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçlarından açılan kamu davasının Dairemizde yapılan temyiz incelemesinde adı geçen sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefetten beraatine yönelik verilen kararın temyiz isteminin reddine, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ise onanmasına karar verilmişse de, İlk Derece Mahkemesi kararında sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığından bozulması gerekeceği düşüncesiyle karşı oy yazmak gerekmiştir.
Çünkü; 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanık ... hakkında çıkarılan yakalama emri infazı sırasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtmesine rağmen dosya içerisinde bulunan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına (KEMTV) uygun eşyaları gümrüklenmiş değerin iki katını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi yönünden herhangi bir ihtarat yapılmadığı halde adı geçen sanığın etkin pişmanlık gereğini yerine getirmediğini bahisle lehine olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı olarak değerlendirilmiştir.
Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulması gerektiği cihetiyle, sayın çoğunluk görüşüne katılmadığımı ve muhalif olduğumu arz ederim. 25.09.2025
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/2905, K. 2025/11150, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama