İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3028 K.2025/15016

2.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

Esas2025/3028Karar2025/15016Tarih23 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.323 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2025/3028 E., 2025/15016 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ekim 2025
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/763 E., 2021/380 K.
Suçlar
1.4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.323 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

2.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Düzelterek onama

Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak; Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/839 Esas sayılı dosyasına ilişkin yargılama sırasında, 25.09.2018 tarihli duruşmada daha önce katılan olmuş olan Gümrük İdaresi vekili tarafından dosyadan çekildiklerinin belirtilmesi sonrası Mahkemece katılan sıfatının kaldırıldığı cihetle müdahillik sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz istemine ilişkin olarak; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Yargılama sırasında, 25.09.2018 tarihli duruşmada daha önce katılan olmuş olan Gümrük İdaresi vekili tarafından dosyadan çekildiklerinin belirtilmesi sonrası Mahkemece katılan sıfatının kaldırıldığı cihetle müdahillik sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ve ... Plaka Sayılı Nakil Aracı Yönünden

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Zincirleme suça konu eylemlerden son işlenen suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde suç tarihinde yürürlükte olmayan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) ile kıyaslama yapılarak ve lehe olduğu belirtilerek 4733 sayılı Kanun uyarınca hüküm tesisi,

2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa,

zincirleme suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yalnızca 21.01.2013 tarihli olayda ele geçen 945 karton kaçak sigaraya ilişkin gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın ödeme için ihtar edilmesi,

3.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

4.5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinde düzenlenen araç müsaderesinin hukuksal niteliği itibariyle ceza değil güvenlik tedbiri olduğu ve güvenlik tedbiri niteliğindeki müsadereye karar verilmemesinin aleyhe bozma yasağına konu olmayacağı gözetilerek nakil vasıtasının iadesi yönünden kurulan hükmün sanık temyizine yönelik olarak incelenmesinde;

Sanığın sevk ve idaresinde bulunan ve eşi adına kayıtlı nakil aracında 945 karton kaçak sigara ele geçirilen olay nedeniyle; sanığın talimat mahkemesi huzurunda alınan 20.12.2013 tarihli savunmasında "aracın kendisine ait olduğunu" ve malen sorumlunun da talimat mahkemesi huzurunda alına 04.04.2014 tarihli beyanında "aracın zaman zaman eşi olan sanık tarafından kullanıldığını" belirtmeleri karşısında, aracın fiilen sanığın kullanımında olduğu anlaşılmakla;

ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, ayrıca dava konusu eşyanın ve nakil vasıtasının bilinen değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı, bu haliyle müsaderenin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı olmadığı,

5607 sayılı Kanun'un 13. maddesinde ve 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde sayılan koşulların oluştuğu cihetle dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ... Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun sanık hakkındaki 21.01.2013 tarihli yargılamaya konu eylem yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine TCK.nun 43. maddesine esas dosyasının zamanaşımını kestiğine ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Ceza Genel Kurulunun 20/03/2012 gün, 2012/108 karar. 28/02/2012 gün, 2012/58 karar nolu ilamlarında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na hakim olan ilke gerçek içtima olduğundan, bunun sonucu olarak, “kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza” söz konusu olacaktır. Nitekim bu husus Adalet Komisyonu raporunda da. “Ceza hukukunun temel kurallarından birisi, ‘kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır’ şeklinde ifade edilmektedir.

Bunun istisnaları, suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında, işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmedilecektir. Böylece verilen her bir ceza, bağımsızlığını koruyacaktır” şeklinde ifade edilmiştir. Bu kuralın istisnalarına ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “suçların içtimaı” bölümünde, 42 (bileşik suç), 43 (zincirleme suç) ve 44 üncü (fikri içtima) maddelerinde yer verilmiştir.

Ceza hukukunda yasadaki suç tanımına uygun olarak gerçekleşen her netice ilke olarak ayrı bir suç oluşturur ve fail kaç netice meydana getirmiş ise o kadar suç işlemiş sayılarak her birinden dolayı ayrı ve bağımsız cezalandırılır. Ancak bazı hallerde birden fazla netice meydana gelmiş olsa bile, faile meydana gelen netice kadar ceza verilmeyerek tek bir ceza verilmesi ile yetinilir. Birden fazla neticenin meydana gelmesine karşın faile tek ceza verilmesini gerektiren hallerden biri de zincirleme suçtur. Zincirleme suçta faile tek ceza verilirken, yasanın öngördüğü miktarda bir artırım da yapılması söz konusudur.

Zincirleme suç, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80 inci maddesinde “Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır.” şeklindedir. Bu maddenin karşılığı olarak koyulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 inci maddesinde; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” biçiminde düzenlenmiştir. Buna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için;

a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi,

b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması,

c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır. Dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında esas alınan suçlardan herhangi birisi hakkında, yargılama aşamasında şikâyetten vazgeçme veya zamanaşımı gerçekleşmesi gibi kovuşturma yapılmasına engel bir nedenin ortaya çıkması halinde, bu suçun zincirleme suç uygulaması kapsamı dışına çıkarılarak açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanığın, 21.01.20 13... .07.2013 tarihlerinde işlediği kaçakçılık suçlarının 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi kapsamında kaldığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığına Daire tarafından karar verilmiş ise de yukarda anlatılan nedenlerle TCK.nun 43. maddesi kapsamındaki eylemin zamanaşımını kesmeyecek olması karşısında, incelemeye konu 21.01.2013 suç tarihli eylem yönünden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesi 4 üncü fıkrasına göre atılı suça ilişkin uzatılmış dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu,

suçun işlendiği tarihten itibaren 12 yıllık uzatılmış dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine, zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek yerel mahkemenin kararının yazılı gerekçeyle bozulması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 23.10.2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3028, K. 2025/15016, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ek Tebliğname Görüşü
  4. II. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ve ... Plaka Sayılı Nakil Aracı Yönünden
  5. Kısmi Karşı Düşünce
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3028
Karar No
2025/15016
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/3028 K.2025/12596
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3028 K.2025/4908
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3029 K.2025/4275
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/3030 K.2025/13009
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3032 K.2025/3580
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3035 K.2025/4418

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.