Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/3068 E. , 2025/11908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/182 E., 2025/42 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suç tarihleri ve ele geçen eşyaların niteliğine göre su
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/3068 E. , 2025/11908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/182 E., 2025/42 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suç tarihleri ve ele geçen eşyaların niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihleri ve ele geçen eşyaların niteliğine göre, sanığın eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden A. 30.11.2012 Tarihli Eylem Yönüyle Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 21.10.2016 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜŞMESİNE, B. 15.11.2012 Tarihli Eylem Yönüyle Birleşen dosyada anılan eylem yönüyle, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2017 tarihli ve 2015/673 Esas, 2017/9 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 saylı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan dosyanın sanık tarafından istinaf edilmediği, dosyanın diğer sanıkları ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2020 tarihli 2019/4424 Esas, 2020/2959 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... yönüyle bozulmasından sonra ilk derece mahkemesince tüm sanıklar yönüyle yeniden esasa kaydedildiği anlaşılmakta ise de; sanığın mahkûmiyetine dair 10.01.2017 tarihli hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, C. 30.12.2012 Tarihli Eylem Yönüyle 1.Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1272 Esas sayılı dosyasından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması için sanık yönüyle tefrik kararı verildiği, anılan dosyada bir kısım dosya sanıkları tarafından Almanya'dan satın alınan anestezi cihazının önce Bulgaristan'a getirildiği, oradan da sanık ile anılan dosya sanıklarından ... ve ... tarafından Gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın yurda sokulması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5607 sayılı Kanun 3/1. ve 4/2. maddeleri uyarınca toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem 12.01.2015 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 30.12.2010 tarihinden itibaren ise 22... aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde tamamlanmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken sanık hakkında yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi, 2.Soruşturma evraklarını içeren dosya aslının ya da onaylı suretinin dosyaya eklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 07.10.2025 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, 30.11.20 12... .11.2012 tarihli eylemler yönüyle birleşen dosyalar hakkında verilen hükümlere ilişkin katılan vekilininin temyiz istemine dair incelemenin Yargıtay tarafından yapılıp yapılamayacağı, bu bağlamda hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yolu incelemesinden geçmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir. Şöyle ki; 1-) İnceleme konusu olan 30.11.2012 tarihli eylem yönünden, birleşen dosyada anılan eylemden dolayı Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.20 16... /99 (E) ve 2016/482 (K) sayılı kararı ile sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü ile inceleme dışı diğer sanıklar hakkında verilen hükümler istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.11.20 18... /528(E) 2018/3496(K) sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.Bozma kararı sonrası tüm sanıklar yönüyle Küçükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/18 Esas üzerinden yargılamaya devam olunmakta iken hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan bahisle sanık ... yönünden Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 2-) Birleşen diğer dosyadaki 15.11.2012 tarihli eylem yönünden ise, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.01.2017 tarihli 2015/673(E),2017/9(K)sayılı kararı ile sanık ...’ın 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, anılan hükmün sanık tarafından istinaf edilmediği, dosyanın diğer sanıkları Tahir Baydar ve Mukail Görer tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 25.09.20 20... /4424(E),2020/2959(K) sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... yönünden istinaf yoluyla incelenerek bozulmasından sonra sanığın mahkumiyetine dair 10.01.2017 tarihli hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği gözetilmeksizin hatalı olarak ilk derece mahkemesince tüm sanıklar yönüyle yeniden esasa kaydedilerek Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/547 Esas nosu ile yargılamaya devam olunmakta iken hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan bahisle sanık ... yönünden iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 3-)İncelemeye konu ana dosyadaki 30.12.2010 tarihli eylem yönünden ise, Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.01.20 15... (E)-12(K) sayılı kararının temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarih ve 28412-10788 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamına uyma kararı verilerek Ankara Batı 1.Asliye Ceza Mahkemesi 2020/1272 Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam olunmakta iken sanık ... hakkındaki kamu davalarının (ana dosya ve birleşen dava dosyalarının) tefrikine karar verilerek 2022/811 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Bilahare HSK yetki kararnamesine istinaden faaliyete geçen Ankara Batı 15. Asliye Ceza Mahkemesine devredilerek 2024/182 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde ise, ana dosya ile birleşen dosyalar arasında iddianame ve suç tarihlerine göre zincirleme suç kapsamında hukuki ve fiili bağlantı görülmemiş ve tüm eylemler yönünden ayrı ayrı temyiz incelemesi yapılmıştır. Dosya kapsamına ilişkin bu açıklamalara göre; Ceza muhakemesinde, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılama yapılması genel kural olup yargılamaların birleştirilmesi ise istisnai durumdur.5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un “Temyiz ve karar düzeltme” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemeden, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nın temyize kanun yoluna ilişkin maddelerinin, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı CMK’nın sırasıyla istinaf ve temyiz kanun yoluna dair hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. 30.11.2012 tarihli eylem yönüyle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.20 16... /99 (E),2016/482 (K) sayılı kararı ile sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık ... müdafii tarafından istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.11.20 18... /528 E.2018/3496K. sayılı Kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş olması, 15.11.2012 tarihli eylem yönünden ise, Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.01.2017 tarihli 2015/673(E),2017/9 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında verilen ve istinaf edilmeksizin kesinleşen mahkûmiyet hükmünün verildiği 10.01.2017 tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmiş ve istinaf kanun yolunun uygulamaya girmiş olması ile sanığa ilişkin söz konusu birleşen dosyalardaki bu hükümlerin bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce Yargıtay denetiminden geçmemiş olması husuları birlikte değerlendirildiğinde; Mülga 1412 sayılı CMUK’nın temyize ilişkin maddelerinin uygulanmasına imkân veren ve bu anlamda istisnai bir düzenleme olan 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasının 30.11.20 12... .11.2012 tarihli eylemlere ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin verildiği 21.10.20 16... .01.2017 tarihlerine göre sanık hakkında uygulanma olanağının bulunmamaktadır. Usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan ve aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhâl uygulanma" ilkesinin bir gereği olarak, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş kararlar bakımından yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın istinaf ve temyiz kanun yolu incelemelerine ilişkin genel hükümlerin uygulanacak olması, istinaf kanun yolunun uygulamaya girmesiyle birlikte ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin, Yargıtay dışında bölge adliye mahkemelerince de incelemesinin diğer bir anlatımla üç dereceli yargı sisteminin, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı bağlamında sanığa sağladığı güvence karşısında, ana dosyamız ile hukuki ve fiili bağlantı görülmemiş olan birleşen dosyalardaki 30.11.20 12... .11.2012 tarihli eylemlere ilişkin sanık hakkındaki hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yolu incelemesinden geçmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun bu yöndeki temyiz incelemesi yapılmasına dair görüşüne katılmıyorum.07.10.2025