KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/3423 E., 2025/10264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/6 E., 2024/202 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle düşme, eşya müsaderesi, nakil vasıtalarının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen şikâyetçi kurumun davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında kalacağı, olay tutanağına göre sanığın, hudut komutanlığı tarafından yapılan gözetleme faaliyeti sırasında, İran sınırından beraberlerindeki kaçak eşya ve bunların taşınmasında kullanılan atlarla yurda yasa dışı giriş yaptıktan hemen sonra yakalandığının anlaşılması karşısında, sanığa atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kanun'un 3/1-2. cümlesi kapsamında kaldığı, sanığın bahse konu eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10. maddesinde düzenlendiği cihetle;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3/1-2. cümlesi kapsamındaki eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10. maddesindeki cezanın miktarına göre, tabi olduğu 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e bendi ve 67/4. maddesine göre zamanaşımı hususunun belirlenmesinin gerektiği, buna göre;
zamanaşımını son kesen işlem olan 11.03.2011 tarihli savunmadan itibaren anılan maddelerde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımının hüküm tarihinde gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi gerekirken farklı gerekçeyle verilen düşme kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3423, K. 2025/10264, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama