KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/3682 E., 2025/9840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/1838 E., 2025/821 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2025 tarihli ve 2023/331 Esas, 2025/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 110/4., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52,53, 58 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.04.2025 tarihli ve 2025/1838 Esas, 2025/821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Suçun işleniş biçimi ve sanığın fiilden sonraki davranışları dikkate alındığında cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve temel cezadan indirim yapılmasının hatalı olduğuna, Mahkeme kabulüne göre sanığın olay günü ve saati ateşin başında sigara içerken görüldüğü ve sanığın görülmesi üzerine olay yerinden uzaklaştığının anlaşıldığına, sanığın fiilden sonraki davranışları, olay yerinden kaçması,
yangın çıkardıktan sonra ateşin başında sigara içmesi şeklindeki eylemleri dikkate alındığında suç işleme kastının yoğunluğu sebebiyle cezanın alt sınırdan belirlenmemesi gerektiği ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasına yer olmadığının görüleceğine, takdiri indirim nedenleri uygulanırken Mahkemece bu hususun gerekçelendirilmediğine, takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık Müdafiin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ...
Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan 07.08.2023 tarihli raporda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinin tatbiki ile 5237 sayılı Kanun'un 57. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının uygun bulunduğu kanaatinin belirtildiğine, yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu yönünde görüş bildirildiğine, raporlar arasında çelişki olduğuna,
raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden yeniden rapor alınmaması veya dosya Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığından beraati gerektiğine, sanığın akıl sağlığı yerinde olmadığından beyanlarının yerinde olmadığına, bu nedenle ikrara yönelik değerlendirmeye iştirak edilmesinin mümkün olmadığına, görgü tanıklarının beyanlarının da sanığın cezalandırılmasına yeterli bir delil olmadığına,
sanık tarafından ormanın yakıldığına ilişkin bir beyan mevcut olmadığına, sanığın kaçma şüphesinin bulunmadığına, sanığın tahliyesi ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu,
yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, suçun yasal unsurlarının oluştuğu, cezada yapılan indirimlerin ve 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından,
katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3682, K. 2025/9840, 17 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama