Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/3855 E. , 2025/13375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/520 E., 2023/77 K. SUÇ : İzin tecavüzü HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak v
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/3855 E. , 2025/13375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/520 E., 2023/77 K. SUÇ : İzin tecavüzü HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Dosya kapsamına göre, 13.11.2013 tarihinde 10 gün süreyle sıhhi izne gönderilen sanığın, izin bitiminde Milli Savunma Bakanlığı yol süre çizelgesine göre ... ile birliğinin bulunduğu ... illeri arasında bir günlük dönüş yol süresi tanındığında en geç 23.11.2013 günü saat 24.00'e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 19.02.2014 tarihinde yakalandığı olayda; İlk derece Mahkemesince suç tarihinde ceza sorumluluğunun tam olduğuna dair .... Prof. .... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen 11.01.2023 tarihli sağlık kurulu raporu esas alınarak sanığın 24.11.2013-19.02.2014 tarihleri arasında izin tecavüzü suçu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Uyulmasına karar verilen 07.06.2016 tarihli bozma ilamı sonrasında sanık hakkında Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve dosya kapsamında yer alan 14.12.2022 tarihli ve ... nolu raporda; sanığın 24.11.2013-19.02.2014 tarihlerinde ve halen sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğunun ancak kişide saptanan antisosyal kişilik bozukluğu sebebiyle suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olmadığının belirtildiği, 7179 sayılı Askeralma Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre asker bir kişinin askerliğe elverişli olup olmadığı konusunda karar vermeye yetkili sağlık kuruluşlarının "sağlık kurulları" olduğu, "Askerliğe elverişli değildir" kararlı sağlık kurulu raporlarının Millî Savunma Bakanlığı onayına gönderildiği ve onaylanmasını müteakip kesinleştiği, Sanığın işlediği izin tecavüzü suçunun sadece asker kişiler tarafından işlenebilen suçlardan olması nedeniyle, bu suçun işlenebilmesi için öncelikle suç tarihlerinde sanığın askerliğe elverişli olmasının gerektiği, sağlık kurulu raporu ile suç tarihlerini de kapsayacak şekilde askerliğe elverişsiz olduğu hususunun tespit edilmesi neticesinde, izin tecavüzü suçunun sanık açısından işlenemez suç hâline geleceği hususları dikkate alındığında; Sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek "antisosyal kişilik bozukluğu" yönünden suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının sağlık kurulu raporu ile tespit ettirilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın izin tecavüzünde bulunduğu tarihleri kapsayacak biçimde "24.11.2013-19.02.2014" olarak gösterilmesi yerine "19.02.2014" olarak gösterilmesi, Kabule göre de; 1.Sanığın eyleminin 19.02.2014 tarihinde yakalanmak ile son bulduğu, hakkında 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 73. maddesinin uygulanması koşullarının bulunmadığı, nitekim hükmün esasını oluşturan kısa karar ve hükümde sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince indirim yapılmasına yer olmadığına karar verildiği halde gerekçe içeriğinde sanığın eylemine uyan 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b ve 73. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, 2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine 62/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 3. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Gerekçeli karar başlığında sanığın cezasından mahsup edilen gözaltında ve tutuklulukta geçirilen sürelerin gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.