KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/4141 E., 2025/10195 K.
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/577 E., 2019/294 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Kanun yararına bozma yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2018/577 Esas, 2019/294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan hükmün açıklanması suretiyle; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.05.2025 tarihli ve 94660652-105-42-25575-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB - 2025/69284 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve KYB - 2025/69284 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 03.10.2007 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 11.04.2019 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.10.2008 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 13.05.2011 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, kalan 8 yıl 12... günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Her ne kadar 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan (mülga) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102/4. maddesi ile aynı Kanun'un 104/2. maddesi gereği 5 yıllık olağan ve 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2018/577 Esas, 2019/294 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/4141, K. 2025/10195, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama