KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/4514 E., 2025/10851 K.·K Anunyararınabozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/604 E., 2023/387 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/604 Esas, 2023/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 53, 58... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin usulüne uygun olarak kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 94660652-105-33-17648-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/88470 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/88470 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın 2003 yılında askerlik çağına girdiği, öğrenci olması nedeniyle 31/12/2010 tarihine kadar erteleme yaptırdığı ancak erteleme süresinin bitiminde yoklama işlemlerini yaptırmadığı ve yoklama kaçağı durumuna düştüğü,...Askerlik Şubesi Başkanlığının 01/10/2021 tarih ve 2021-1895 sayılı kararı ile sanığa 890,00.TL. idari para cezası verildiği ve bu cezanın sanığa 05/11/2021 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, sanığın bakaya olarak aranmakta iken 03/02/2022 tarihinde kolluk birimleri tarafından yakalandığı, işlemlerini yaptırması için kendisine 15 gün süre verildiği ve hakkında kamu davası açıldığı,
daha sonra 20/03/2022 tarihinde yeniden kolluk birimleri tarafından yakalandığı, sanığın bu şekilde 4 aydan az süreyle yoklama kaçağı kaldığı gerekçesiyle açılan kamu davasında, Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2023 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de sanığın aynı suçtan mahkumiyetine dair Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2023 tarihli ve 2022/463 esas, 2023/77 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine,
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 14/06/2023 tarihli ve 2023/350 esas, 2023/1023 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1. maddesinde yazılı suçun oluşabilmesi için, daha önce hakkında 1111 sayılı Askerlik Kanununun 89. maddesi uyarınca idari para cezasına karar verilmesi, verilen bu idari para cezası kesinleştikten sonra,
kabul edilecek bir özrü olmadan yoklama yaptırılmaması veya bakaya kalınması gerektiği, sanığın son yoklamasını yaptırmaması nedeniyle...İlçe İdare Kurulu'nun 01/10/20 21... sayılı kararı ile verilen idari para cezasının tebliği için aynı zamanda bilinen adresi olan mernis adresine aynı anda (01/10/2021 tarihinde) hem normal hem de Tebligat Kanununun 21/2 ye göre tebliğ yapılmak üzere iki ayrı tebligat çıkarıldığı, tebligat parçalarında yazılan yazıların okunamayacak derecede silik olduğu,
bu nedenle tebligat parçasında sanığın adreste bulunmama nedeni, nereye gittiği, ne zaman döneceği, geçici olarak mı yoksa sürekli mi adresi terk ettiğinin anlaşılamadığı, bu durumda sanığa geçerli bir tebligattan söz edilemeyeceği zira sanığa yapılan tebligatın Tebligat Kanununun 16. ve 20. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. ve 29. maddelerine göre geçersiz olduğu,
usulüne uygun olmayan bu tebligat nedeniyle sanık hakkında kesinleşmiş idari yaptırım kararından söz edilemeyeceği, bu durumda atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle bozulmasına ve anılan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, inceleme konusu dosyada sanık hakkındaki idari yaptırım kararının usulüne göre kesinleşmediği cihetle, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Karar bilgileri ve dosya kapsamı içeriğinin uyumlu olması karşısında, kanun yararına bozma ihbarnamesinde sanığa atılı suçun yoklama kaçağı yerine bakaya kalmak olarak belirtilmesi maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Her ne kadar tebligat parçalarında yazılan yazıların okunamayacak derecede silik olduğu, sanığın adreste bulunmama nedeni, nereye gittiği, ne zaman döneceği, geçici olarak mı yoksa sürekli mi adresi terk ettiğinin anlaşılamadığı, bu durumda sanığa geçerli bir tebligattan ve usulüne uygun olmayan bu tebligat nedeniyle sanık hakkında kesinleşmiş idari yaptırım kararından söz edilemeyeceği, bu durumda atılı
suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağından bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; dosyada bulunan her iki tebligat parçasının incelenmesi neticesinde açıkça okunabilir olarak tebligat yapılan adreslerin aynı adres, keza haber bırakılan mahalle muhtarının da aynı kişi olması karşısında geçersiz bir tebligattan bahsedilemeyeceği değerlendirilerek kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/4514, K. 2025/10851, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama