KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/5026 E., 2025/16673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/156 E. 2025/25 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanık ...'ın Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık ... hakkında hüküm kurulurken, ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değeri 34.659,94 TL olup suç tarihi itibarıyla "normal" sınırda bulunmasına rağmen, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücedele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin "hafif" kabul edilip, cezada fazladan indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz talebi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II.Sanık ... Müdafiin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık ...'ın zincirleme suça vücut veren eylemlerinden 02.09.2013 tarihli eylemin toplu kaçakçılık suçu, 13.10.2013 tarihli eylemin ise bireysel kaçakçılık suçu kapsamında olduğu ve sanığın zincirleme kaçakçılık eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak teselsül etmediği anlaşılmakla; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18, 3/5 ve 3/10 maddeleri ile aynı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca ceza belirlendikten sonra,
13.09.2013 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1 maddesi gereğince artırım yapılırken belirlenen temel ceza miktarı üzerinden eklemek suretiyle artırım yapılması yerine toplu kaçakçılıktan verilen ceza miktarı üzerinden artırım yapılarak sanığa fazla ceza tayini ve 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenle, sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün üçüncü bendinin çıkartılması ve dördüncü bentteki "....4 YIL 19...
GÜN VE 843 GÜN..." ibaresi çıkartılarak yerine "...4 YIL 6 AY HAPİS VE 675 GÜN..." ibaresinin eklenmesi ve dördüncü bentten sonra gelmek üzere "Sanığın zincirleme kaçakçılık eylemlerinin toplu olarak teselsül etmediği anlaşılmakla, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18, 3/5 ve 3/10 maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl hapis ve 450 gün adli para cezası üzerinden, zincirleme suç kapsamında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince takdiren ¼ oranında artırılarak belirlenen 9 ay hapis ve 112 gün adlî para cezasının eklenmesi suretiyle, sanığın 4 YIL 15 AY HAPİS ve 787 GÜN ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/5026, K. 2025/16673, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama