İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/5377 Karar: 2025/13349 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/5377 K.2025/13349

7. Ceza Dairesi 2025/5377 E. , 2025/13349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/245 E., 2025/144 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkın

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/5377 E. , 2025/13349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/245 E., 2025/144 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkın

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/5377 E. , 2025/13349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/245 E., 2025/144 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanıklar hakkındaki hükümlerin daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararları temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 25.09.2024 tarihli bozma ilâmında da belirtildiği üzere, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1., 3/1-2. cümle, 4/2. maddeleri kapsamında olduğu, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10., 4/2. maddeleri kapsamında kaldığı, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/1, 3/1-2. cümle, 3/10., 4/2. maddeleri kapsamında bulunduğu cihetle; suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10., 4/2. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/1, 3/1-2. cümle, 3/10, 3/23, 4/2. ve 5/2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Mahkemenin 08.10.2015 tarihli kararının sanıklar ve katılan vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmış ise de, katılan vekilinin 22.01.2016 havale tarihli dilekçesinde anılan hükmü sadece sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü yönünden temyiz ettiği anlaşılmakla, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326. maddesinin son fıkrası gereği sanıklar ... ve ...'ın kazanılmış hakkı gözetilerek cezalarının 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Dava konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden açıklanması geri bırakılan kararların, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Kaçakçılık suçundan üç sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, katılan idare vekilinin temyizi üzerine, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle incelenmeksizin iadesi yerine sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; 14.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında değişikliğe gidilmiştir. Bu fıkrada “272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.” hükmü getirilmiştir. 12 nci fıkra ile Ceza Muhakemesi Kanununun 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanacaktır. Yani şartlarının varlığı halinde bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Yine, 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde de temyiz kanun yoluna gidilebilecektir. Somut olayda olduğu gibi, daha önce temyiz incelemesinden geçen ancak sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde bu karar da istinaf yasa yoluna tabi olacaktır. Çünkü 7499 sayılı Yasa ile değişik Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, bu kararların açıkça istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş, istisna olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebileceği belirtilmiş, başkaca da bir istisnaya yer verilmemiştir. .... aksi kanaatte olması halinde bu hususun da açıkça istisnalar arasında sayılması gerekirdi. Bu anlatılanlar dikkate alındığında, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesi yerine, sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararına katılmıyorum. 05.11.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla