Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/5535 E. , 2025/14499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2196 E., 2022/2246 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurul
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/5535 E. , 2025/14499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2196 E., 2022/2246 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhâsıran sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır. I. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 03.11.2014 günü kolluk görevlilerince icra edilen devriye faaliyeti esnasında sanık ... ile hakkında kovuşturma aşamasında tefrik kararı verilen sanık ...'in elindeki siyah poşetlerde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 140 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği, ...'in ana dosyada işlediği 25.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme suç hükümleri kapsamında Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/561 Esas sayılı dosyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, yargılama devam ettiği sırada 17.06.2022 tarihli celse ... hakkında açılan kamu davasının tefrik edildiği anlaşılmakla, 25.11.2014 tarihli eylemle ilgili hakkında tefrik kararı verilen sanık ...'le birlikte görülmesi gerektiği, sanık ... ile diğer sanıkların eylemlerine ilişkin davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın birlikte görülerek sonuçlandırılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, sanık ... müdafi ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden anılan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, II. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Bozma sonrası Mahkemece dinlenen sanıkların etkin pişmanlık hususunda ödeme iradesi göstermemeleri nedeniyle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ... ve ... hakkında hakkında teşdit uygulanması gerekirken asgari hadden temel ceza belirlenmesi ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturması nedeniyle cezalarında artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ..., ... ve ...'ün temyiz sebeplerinin reddiyle anılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 26.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Kaçakçılık suçundan 5 sanık hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, katılan idare vekili ile sanıkların temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Dairemizin 2022/66 19... /7215 Karar nolu ilamları ile sonrasındaki birçok ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulaması olanaklı hale getirildiği ve 5607 sayılı Yasanın 5/2-b-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesi yapılmıştır. Son cümlenin eklenmesiyle soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı Devlet Hazinesine yatırdığı takdirde ikinci fıkra kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanacağı hususunda şüpheliye ihtar zorunluluğu getirmiştir. İkinci fıkrasının son cümlesiyle de soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamışsa, kovuşturma evresinde Hâkim tarafından sanığa ihtarat yapılması gerektiği belirtilmiş olup, artık sanığın etkin pişmanlıktan yararlanması için, etkin pişmanlık genel teorisinden ayrılarak aktif davranışta bulunma zorunluluğu bu düzenlemeyle ortadan kalkmıştır. Yani sanık/sanıklara etkin pişmanlık konusunda Cumhuriyet savcısı ya da Hakim tarafından ihtarda bulunmaları kanunla zorunlu hale getirilmiştir. İhtaratın da kanun ve yerleşik içtihatlara uygun olması gerekir. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin 15.02.2023 tarih ve 2018/36174 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere istikrarlı olarak uygulanan içtihattan ayrılarak yeni bir yaklaşımın benimsenmesi hak ihlali oluşturacaktır. Yine Dairenin birçok kararında olduğu gibi, 15.01.2025 gün ve 2023/450 E sayılı kararıyla da ihtaratın 1/2 yerine 1/3 oranında yapılarak sanığın yanıltıldığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek suretiyle sanıklar arasında eşitsizliğe neden olunmaktadır. Yukarda anlatılanlar karşısında, sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanıkların Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozmasından sonra mahkemesince yapılan ödeme ihtaratında, indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek, sanıkların yanıltılması suretiyle 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uygulanmadan hüküm kurulması gerekçeleriyle hükmün bozulması yerine, yerel mahkemenin kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 26.11.2025