İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/5873 Karar: 2025/15240 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/5873 K.2025/15240

7. Ceza Dairesi 2025/5873 E. , 2025/15240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/364 E., 2021/22 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocu

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/5873 E. , 2025/15240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/364 E., 2021/22 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocu

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/5873 E. , 2025/15240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/364 E., 2021/22 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Kamu davasından haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyize hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş biçimi, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na ( 5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla, karar ve inceleme tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 17, maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü, yine 5607 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.07.2007 tarihli ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırıldığı, çocuk mahkemelerinin asliye ceza mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına bakma görevinin Bursa 1. numaralı Çocuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresine, 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b bendi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması, 3.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18 - son, 3/5, 3/10. maddesinden ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 1.Suç tarihlerinde ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değerinin "pek hafif değer" aralığında olduğu gözetilmeden, Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca cezada indirim uygulanması gerektiği halde, ilgili madde uygulanmadan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" şeklindeki düzenleme ile etkin pişmanlık hususunda soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına ihtarat yükümlülüğü getirildiği, soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı indirim oranları düzenlendiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu nedenle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katını yatıran suça sürüklenen çocuğun cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini, 3.Suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 4.Suç konusu kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuk müdafiin ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla