KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/6406 E., 2026/1282 K.
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/327 E. 2025/652 K
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
328 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İddianamede talep bulunmadığı gibi Mahkemece bu hususta bir karar da verilmediği gözetilerek katılan ...
İdaresi vekilinin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak.
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. maddesi ve 3/10-son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Dairemizin 04.02.2025 tarihli bozma ilâmı doğrultusunda sanık ...'ndan ele geçirilen 450 litre kaçak akaryakıt miktarı esas alınarak ...
İdaresinden Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) varakası düzenlettirilmesi gerekirken, ele geçirilen toplam 1000 litre kaçak akaryakıt miktarı esas alınarak KEMT varakası düzenlendiği anlaşılmakla, sanıktan ele geçirilen kaçak akaryakıt miktarı esas alınarak ...
İdaresine yeniden KEMT varakası düzenlettirilmek suretiyle, sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrası ile 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Sanığın tekerrüre esasa alınan ilâmında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmadığı, bu nedenle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.