İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/880 Karar: 2025/16088 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/880 K.2025/16088

7. Ceza Dairesi 2025/880 E. , 2025/16088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/450 Değişik İş HÜKÜMLÜ: SUÇ: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU: İtiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına KARAR KANUN YARARINA BOZMA :

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/880 E. , 2025/16088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/450 Değişik İş HÜKÜMLÜ: SUÇ: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU: İtiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına KARAR KANUN YARARINA BOZMA :

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/880 E. , 2025/16088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/450 Değişik İş HÜKÜMLÜ: SUÇ: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU: İtiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına KARAR KANUN YARARINA BOZMA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet YOLUNA BAŞVURAN TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2012 tarihli ve 2012/601 Esas, 2012/1348 Karar sayılı kararıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/4. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/26097 Esas, 2016/334 Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararı ile kesinleşmesine müteakip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2016 tarihi olarak belirlenen kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli ek karara yönelik itiraz hakkında İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2023 tarihli ve 2023/450 Değişik İş sayılı kararıyla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-35-2723-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10907 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10907 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'ın, aynı Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, ve 52. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/601 esas, 2012/1348 sayılı kararını müteakip Gümrük İdaresi vekilince yapılan temyiz talebinin davaya katılma yetkisi bulunmayan anılan kurumun hükmü temyize de yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21/01/2016 tarihli ve 2015/26097 esas ve 2016/334 karar sayılı ilâmından sonra, sanığın denetim süresi içerisinde 12/10/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/335 esas, 2017/553 sayılı kararı ile mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, ertelenen cezanın aynen infazına ilişkin İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 tarihli ve 2012/601 esas, 2012/1348 sayılı ek kararının 21/01/2016 tarihinde kesinleşmesini takiben; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/11/2012 tarihli mahkeme hükmünün kesinleşme tarihinin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin anılan ilâm tarihi esas alınarak 21/01/2016 tarihinde kesinleştiğinin kabul edilmesinin temyiz talebinin reddine karar verildiği gözetilmediğinden hatalı olduğu, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın, sanığa 27/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 7 gün içinde sanık tarafından temyiz talebinde bulunulmadığından tebliğ tarihinden 7 gün sonrasında hükmün kesinleştiğinin kabul edilerek kesinleşme şerhinin düzeltilmesi talebinin, hükmün kesinleşme tarihinin Yargıtay tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği bu konuda yerleşik içtihat bulunmadığı yapılan kesinleştirme işleminin doğru olduğu gerekçesiyle reddine dair İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2020 tarihli ve 2013/601 esas, 2012/1348 sayılı ek kararını müteakip 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince lehe hükümler değerlendirilerek yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5, 3/10, 3/10-son cümle, 3/22, 5237 sayılı Kanunu'nun 62... /2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2022 tarihli ve 2020/2868 esas, 2022/418 sayılı kararına karşı yapılan katılan kurum vekilince yapılan itirazın reddine dair İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2022 tarihli ve 2022/486 değişik iş sayılı kararından sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, mahkemenin 29/11/2012 tarihli kararının kesinleşme tarihinin düzeltilmesi hususunda yeniden yapılan talebinin, kesinleşme işleminde bir hata bulunmadığı, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin anılan ilâm tarihi esas alınarak kesinleştirme işlemi yapılmasının doğru olduğu, gerekçesiyle reddine dair 15/06/2023 tarihli ve 2012/601 esas, 2012/1348 sayılı ek kararına karşı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz hakkında mahkemenin 29/11/2012 tarihli gerekçeli kararının 23/02/2022 tarihli uyarlama kararı ile iptal edilerek İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2022 tarihli ve 2022/486 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiği, böylece yeni bir kesinleşme tarihinin belirlendiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/07/2023 tarihli ve 2023/450 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31/01/2007 tarihli ve 2006/6859 esas, 2007/417 karar, Ceza Genel Kurulunun 11/07/2006 tarihli ve 2006/5-182 esas, 2006/182 karar ve 04/07/2006 tarihli ve 2006/10-128 esas, 2006/177 karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08/11/2012 tarihli ve 2012/28012 esas, 2012/33400 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere uyarlama yargılamasının yeni kanunun uygulanması koşullarının belirlenmesi amacı ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, bu yargılama sonunda verilen kararın sonradan yürürlüğe giren lehe kanunun hükümlü lehine uygulanması ve infaz yeteneği bulunan ilk hükmü değiştirmekten ibaret ve infaza ilişkin bir karar olduğu, bu durumda İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2022 tarihli ve 2020/2868 esas, 2022/418 sayılı uyarlama kararının, sanığın mahkumiyetine ve cezasının ertelenmesine dair verilen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/601 esas, 2012/1348 sayılı kararının kesinleşme tarihini değiştiremeyeceği nazara alındığında; Dosya kapsamına göre; İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/601 esas, 2012/1348 sayılı kararının hükmün sanığa tebliğ edildiği 27/10/2015 tarihinden sonraki 7 gün içinde temyiz edilmediği anlaşılmakla, bu tarihe göre kesinleştirme işlemi yapılması gerektiği gözetilmeksizin, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21/01/2016 tarihli ve 2015/26097 esas ve 2016/334 karar sayılı temyiz talebinin reddine dair ilâm tarihi dikkate alınarak yapılan kesinleştirme işleminin düzeltilmesi talebinin reddine dair ek karara karşı yapılan itiraz hakkında bir karar verilmesi gerektiği cihetle, merciince yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları, "Kanun yararına bozma" başlığı altında 5271 sayılı Kanun'un 309. ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay Ceza Dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle, kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için, hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 tarihli ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olduğundan, hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır. 2. Her ne kadar İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, Mahkemece 21.01.2016 olarak belirlenen kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine yönelik karara karşı itiraz üzerine İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2023 tarihli ve 2023/450 Değişik İş sayılı kararıyla itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca ancak "hükümdeki hukuka aykırılık" nedeniyle kanun yararına bozmaya konu edilebileceği, mahkemeler tarafından düzenlenen kesinleştirme şerhlerinin, koşulları oluştuğu takdirde her zaman değiştirilmesi mümkün işlemler olduğu anlaşılmakla, mahallinde her zaman giderilmesi mümkün olan bu hukuka aykırılığın, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla