Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2026/1113 E. , 2026/6477 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/452 E. 2025/412 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 05.
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2026/1113 E. , 2026/6477 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/452 E. 2025/412 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 05.04.2013, 16.04.2013 HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil araçlarının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık Müdafiin 16.04.2013 Tarihli Eylemde Kullanılan Nakil Aracının İadesi Kararına İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden; Dosya kapsamına göre nakil aracının müsaderesi için gereken şartların gerçekleşmediğinin, malen sorumlunun iyiniyetli üçüncü kişi olduğunun, Mahkemenin nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında katılan vekili ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine dair hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. 05.04.2013 Tarihli Eyleme İlişkin Katılan ... Vekilinin ve Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden; Katılan ... vekilinin temyiz isteminin münhasıran vekâlet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 05.04.2013 tarihli eylemde icra edilen yol kontrolünde sanığın sürücüsü olduğu aracın bagajında yapılan aramada 2390 paket bandrolsüz sigaranın ele geçirildiği olayda, dosya kapsamına göre sanık ... kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek, Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 30.01.2014 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren hüküm tarihi olan 16.09.2025 tarihinde 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının sahibine iadesine, üzerindeki şerhin kaldırılmasına, III. 16.04.2013 Tarihli Eyleme İlişkin Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 05.04.2013 tarihli eylem yönüyle, hukuka aykırı arama sonucunda sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen eşyanın hükme esas alınamayacağı ve mahkûmiyet kararı verilemeyeceği cihetle, 16.04.2013 tarihli eylem yönüyle de zincirleme suç hükümleri uyarınca sanığın cezasında artırım yapılamayacağı gözetilmeden, sanığın zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu işlediğinin kabulü ile fazla cezaya hükmolunması, Kabule göre ise; Dosyada mevcut KEMT varakalarına göre sanığın her iki eyleminde kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerleri ayrı ayrı hafif olduğu halde, toplam gümrüklenmiş değerin normal olduğunun kabulü ile sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından iki ayrı eyleme (05.04.2013 ve 16.04.2013) ilişkin dosyada asliye ceza mahkemesi mahkûmiyet, eşya müsaderesi ve nakil araçlarının iadesine karar vermiştir. 05.04.2013 tarihli olayda sanığın aracının bagajında yapılan aramada bandrolsüz sigara ele geçirilmiştir. Katılan idare vekili ve sanık müdafii temyize başvurmuştur.
Hukuki İlke: 05.04.2013 tarihli olayda kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı ya da Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri bulunmadığından arama usul ve kanuna aykırıdır; Anayasa 38/6 ile CMK 206/2-a, 217/2 ve 230/1 uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Buna göre bu eylem yönünden, sanığın cezasının türü ve üst haddine göre TCK 66/1-e (8 yıllık olağan), 67/4 (12 yıllık olağanüstü) zamanaşımına tabi olduğu ve 67/2-d uyarınca zamanaşımını kesen son işlemden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğu belirlenerek CMK 223/8 uyarınca düşme; kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1 yollamasıyla TCK 54/4 uyarınca müsaderesi gerekmiştir. Hukuka aykırı arama nedeniyle 05.04.2013 eylemi hükme esas alınamayacağından, 16.04.2013 tarihli eylemde zincirleme suç hükümleriyle artırım yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Nakil aracının iadesine ilişkin hüküm yönünden onama; 05.04.2013 tarihli eylem yönünden bozma ile zamanaşımı nedeniyle düşme ve kaçak eşyanın müsaderesi; 16.04.2013 tarihli eylem yönünden bozma.
Dava Strateji Notu: Kaçakçılık dosyalarında arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri bulunmadan yapılan aramada ele geçen eşya hukuka aykırı delildir (Anayasa 38/6, CMK 217/2, 230/1) ve hükme esas alınamaz. Hukuka aykırı delile dayanan eylem düştüğünde, bağlı eylemlerdeki zincirleme suç artırımının da dayanağı kalmadığı ileri sürülmelidir.