İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2006/1949 K.2006/1955

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]

Esas2006/1949Karar2006/1955Tarih15 Haziran 2006Okuma5 dk · 1.057 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2006/1949 E., 2006/1955 K.·Kadastro Tespitinden Doğan Dava Usulsüz Tebligat

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.057 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 45 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.

Gereği görüşüldü:

Dayanılan tapu kayıtlarının maliklerinden Eşe çocuğu A…

….., C…

……. ve M…

….. ile M…

…… oğlu C…

……'ten olma M…

…….'e dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesine uygun biçimde tebliğ edilmemiştir.

Hal böyle olunca adı geçenlere sözü edilen yasanın 35.maddesi hükmü uyarınca yapılan tebligatlarda geçersizdir. Gerçekten 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesi hükmü uyarınca tebligat yapılabilmesi için ilgiliye daha önce yöntemine uygun biçimde tebligat yapılması, ilgilinin adres değişikliğini merciine (mahkemeye) bildirilmemiş olması gerekir.

Dosya içerisinde bu konularda herhangi bir bilgi ve belgede yoktur.

Bu olgular eşliğinde, somut olaya bakıldığında, davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşmadığı kuşkusuzdur. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.

O halde, öncelikle, az yukarıda adı geçen tarafların tebliğe adresleri zabıta aracılığıyla belirlenmeli, ölenler var ise, mirasçıları ve onlarında tebliğe elverişli adresleri saptanmalı, kendilerine dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla davada taraf koşulu oluşturulmalı, yargılamaya geldiklerinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalıdır.

Mahkemece davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmadığı gibi iddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma da hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita da, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermeyen harita ve eki raporda yetersizdir.

O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davada az yukarıda açıklandığı gibi taraf koşulu oluşturulmalı, daha sonra taşınmazın çevresinde eylemli biçimde "AKDERE" devlet ormanının bulunduğu dikkate alınarak yöntemine göre orman araştırması yapılmalıdır.

Bu nedenle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması ve daha sonra orman sınırları dışına çıkarma işlemleri yapılmış ve bu yönetimsel işlemler tesbit gününden önce kesinleşmiş ise bununla ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde Ormanı İdaresinden getirtilmeli, bölgede orman sınırlandırması yapılmamış, yada orman sınırlandırması yapıldığı halde sözü edilen yönetimsel işlemler tesbit gününden önce kesinleşmemiş ise aynı doğrultudaki araştırmanın 6831 sayılı yasanın 1.maddesi hükmü uyarınca yapılacağı düşünülmeli,

daha sonra dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz yada taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,

dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip, birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve tapu kayıtlarının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru yada kadastro teknisyeni ve uzman ormancı bilirkişi tutanak bilirkişilerinin tümü,

tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması ve orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ve bu işlemler tesbit günüden önce kesinleşmiş ise sözü edilen işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek yerel bilirkişi yardımı, uzman ormancı bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, bu yolla taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı,

orman sayılan yerlerden iken daha sonra 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı kanunla değişik 2 ve aynı yasanın 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca orman sınırları dışına çıkarılıp, çıkarılmadığı duraksamasız saptanmalı, bundan sonra 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle ayrı ayrı yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle gözönünde tutulmalı,

kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp, kalmadığı duraksamasız saptanmalı,

dava konusu taşınmazın tümü yada bir bölümü dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı ve orman sayılan yerlerden olmadığı sonucuna varıldığı takdirde tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, ayrıca tapu kayıt malikleri ve mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde tapu dışı paylaşma yapılıp yapılmadığı konusunda da ayrıntılı olaylara dayalı bilgi alınmalı,

tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişki giderilmeli, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrı ayrı ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı,

yada 6831 sayılı Orman Kanununun 2896, 3302 ve 3373 sayılı yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca hazine adın orman sınırları dışına çıkarılmadığı saptandığı takdirde dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri üzerinde zilyet olanlar var ise davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmü uyarınca tapu kayıt malikleri ve mirasçıları ile zilyetlerin açık kimliğinden söz edilerek ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla başkaca taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü,

Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 45. maddesi hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, özellikle göz önüne alınmalı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı somut olayda incelenip irdelenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA- 15.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2006/1949, K. 2006/1955, 15 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/1949
Karar No
2006/1955
Tarih
15 Haziran 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2006/1950 K.2006/1965
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/1951 K.2006/4936
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/1954 K.2006/7054
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/1955 K.2006/3963
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/1960 K.2006/3411
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/1961 K.2006/3937

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.