KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/1323 E., 2010/1068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
Karar Metni
1.497 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 555, 535, 525, 568, 526, 527, 523, 531, 515, 543, 511, 550, 539, 538, 540, 537, 564, 565, 566, 558, 569, 559, 554, 553, 567, 562, 560, 561, 563, 557, 556, 552, 528, 544, 530, 529, 542, 545, 532, 546, 534, 536, 533, 547, 521, 522, 548, 524, 541, 575, 570, 549, 572, 571, 551, 577, 576 parsel sayılı sırasıyla 18.000 m2, 9.400 m2, 31.600 m2, 28.500 m2, 5.600 m2, 19.400 m2, 22.200 m2, 65.000 m2, 8.100 m2, 17.800 m2, 8.000 m2, 5.400 m2, 16.200 m2, 20.200 m2, 2.000 m2, 6.800 m2, 9.800 m2, 8.000 m2, 5.400 m2, 56.800 m2, 82.400 m2, 23.200 m2, 12.200 m2, 6.400 m2, 162.000 m2, 16.300 m2, 11.400 m2, 18.000 m2, 18.600 m2,
23.800 m2, 30.000 m2, 13.800 m2, 8.800 m2, 7.800 m2, 13.600 m2, 26.800 m2, 10.200 m2, 34.000 m2, 7.400 m2, 12.800 m2, 11.600 m2, 4.800 m2, 23.400 m2, 5.400 m2, 7.600 m2, 29.300 m2, 6.800 m2, 55.200 m2, 8.600 m2, 20.000 m2, 78.800 m2, 10.800 m2, 101.400 m2, 99.000 m2, 5.400 m2, 84.800 m2, 97.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar komşu 503, 507, 208, 509, 210, 513, 506, 514, 146, 517, 518, 519, 520, 512, 504, 505, 574 ve 573 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kaydının yüzölçümü fazlası olarak davalı hazine adına tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... tapu kaydına dayanarak ayrı dava açmış, açılan dava dosyaları birleştirilmiştir. Dava sırasında ... ve arkadaşları, tapu kaydına, miras hakkına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı ile katılanların davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptaliyle.
568, 575, 528, 523, 525, 521, 522, 567 parsel sayılı taşınmazlar ile 529 parsel sayılı taşınmazın yarı payının ... oğlu ... , 577, 561, 562, 543, 542, 545, 532, 533, 535, 536, 538, 540 parsel sayılı taşınmazlar ile 529 parsel dava sayılı taşınmazın yarı payının ... oğlu ... , 570 ve 531 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... , 571, 541 parsel sayılı taşınmazlar ile 572 parsel sayılı taşınmazın yarı payının ... oğlu ..., 534, 537, 539, 530 parsel sayılı taşınmazlar ile 572 parsel sayılı taşınmazın yarı payının ... oğlu ... , 572 parsel sayılı taşınmazın yarı payının ... oğlu ... , 544 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... ,
527 parsel sayılı taşınmaz ile 526 parsel sayılı taşınmazın yarı payının ... oğlu ... , 556, 558, 549, 548, 551, 550 parsel sayılı taşınmazlar ile 569 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının ... oğlu ..., 553, 552, 557, 559 parsel sayılı taşınmazlarla 569 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının ... oğlu ..., 563, 564, 565, 511, 566, 554, 560, 546, 547 parsel sayılı taşınmazlarla 569 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının ... oğlu ... ..., 524 parsel sayılı taşınmazın 1/2 şer paylı olarak ... oğlu ... ve ... , 526 parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer paylı olarak ... ve ... , 515 parsel sayılı taşınmazın ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş;
hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro sırasında dava ve temyize konu taşınmazlar komşu taşınmazlara uygulanan Haziran 1340 tarih, 15 sayılı sicilden gelen pay tapu kayıtlarının yüzölçüm fazlası olarak davalı hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşlarının davası miktar fazlası olarak hazine adına tespit edilen 57 adet parsele yöneliktir. Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde adlarına tescile karar verilen davacı ve katılanlar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Gerçekten davacı tarafın dayandığı pay tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada tapu ve vergi kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden, keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermeyen harita ve eki rapor da yetersizdir.
Dava ve temyize konu taşınmazların kuzey, güney, doğu ve batı sınırını oluşturan dıştan komşu taşınmazların tamamının tespit tutanakları ile varsa dayanak kayıtları getirtilmemiş, taşınmazların bulunduğu ... Köyüne komşu ve sınır olarak belirtilen ..., ... ve ...
Köyü ile Kırviran Mahallesi sınır olarak tarif edildiği halde; komşu taşınmazların tespit tutanakları ile dayanakları kayıtların davacıların dayandığı tapu kayıtlarının maliklerini gösterip göstermediği yeterli olarak araştırılmamıştır.
Sınır yerlerinin değişmez nitelikteki sınır yeri olarak kabul edilebilmesi için dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlardan sonra gelen ve dava konusu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tespitlerine dayanak yapılan kayıtlarında nizalı parsel yönünü davacı ve katılanların tutunduğu tapu kayıtlarının malik ya da maliklerini sınır okumak suretiyle doğrulaması gerekeceği düşünülmeli, mahkemece bu yön üzerinde gereği gibi durulmalıdır.
Öte yandan dava ve temyize konu taşınmazların sınırında eylemli biçimde mera niteliğiyle sınırlandırılan taşınmaz bulunduğu davacıların davasının kayıt miktar fazlasına yönelik olduğu dikkate alındığında somut olayda ayrıca yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılması da zorunludur.
O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgeler Özel İdare Müdürlüğünden 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı mülki amirlikten ayrı ayrı sorulup saptanmalı, yapılmış ise mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli,
bundan sonra tespite dayanak yapılan davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar ile dava konusu ve bu taşınmazlara da dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra çekişmeli taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli,
dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı oldukları saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava sonucunda yararı olmayan komşu köy yada belde halkından seçilecek yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, uzman ziraatçi bilirkişi,
tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerlerine ayrı ayrı uygulanmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle gözönünde tutulmalı, tapu ve vergi kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı,
uzman bilirkişiye tapu ve vergi kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgeler yerine uygulanmalı, uygulamada tahsis haritasın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek her iki harita çakıştırılarak yerine uygulanmalı,
ayrıca arz üzerinde tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, bölgede mera tahsisi yapılmamış ise taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, dava konusu taşınmazların tümü yada bir bölümünün dayanılan tapu pay
kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı ve mera olmadığı saptandığı takdirde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, taşınmazların tapu kayıt malikleri tarafından paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise hangi tarihte paylaşıldığı hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek,
çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalıdır.
Tapu kaydının oluştuğu gün ile kayıt maliklerinin kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla her bir paydaşın ancak 100 (yüz) dönüm taşınmaz malı koşullarının varlığı halinde iktisap edebilecekleri düşünülmeli, bundan sonra 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13, 20, 16/B ve 14 maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar eşliğinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi ... oğlu ... ve arkadaşlarına ayrı ayrı belgesizden zilyetlik yoluyla toplam 1.458.800(Bir milyon dört yüz elli sekiz bin sekiz yüz) m2 yüzölçümünde taşınmaz malın tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz olduğu gibi dava konusu taşınmazların tespit tarihi olan 24.10.1975 tarihinden sonra taşınmazlardan bir bölümünü satın aldıkları iddiasıyla davaya katılan şahısların davasının tespit sonrası hukuki nedene dayandığı ve bu nedenle Kadastro Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği de düşünülerek sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/1323, K. 2010/1068, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama