KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/1535 E., 2010/1381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, kadastro davalarının dava edilen taşınmazın tespit malikleri hasım gösterilerek açılması gerekmesine, davacının davasını başlangıçta hasım göstermeksizin açmış olmasına,
sonradan verdiği 26.7.2007 tarihli dilekçesi ile 120 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki olan hazineyi hasım göstermiş ise de, ıslah yoluyla dahi olsa bir davada hasım değiştirmenin veya hasım artırmanın yasal olarak mümkün bulunmamasına göre mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 23.85 TL harcın davacıdan alınmasına,
2-Davalı hazinenin temyiz itirazlarına gelince; hazine temyizi vekalet ücretine yöneliktir. Mahkemece yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren hazine yararına avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri dikkate alınarak nispi tarife üzerinden de 1/2 oranında hesaplanan 120,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 31.maddesinin üçüncü fıkrası hükmünde vekil ile takip edilen kadastro davalarında vekalet ücretinin davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmedikleri, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuen tayin olunacağı, şu kadar ki takdir edilecek vekalet ücretinin miktarının keşif yapılmışsa taşınmaz malın değerine göre Avukatlık Ücret Tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamayacağı açıklanmıştır.
Kanunun bu açık hükmü karşısında kadastro davalarında taraflar yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerine göre değil anılan bu kanun hükümlerine göre ve mahkemenin takdirine bağlı olarak maktuen belirleneceği, hükmedilecek vekalet ücretinin keşif yapılması halinde dahi hiçbir şekilde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen nispi vekalet ücretini aşamayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece keşif yapıldığı ve daha sonra davanın husumet nedeniyle reddine karar verildi gözetilerek az yukarda açıklanan hüküm doğrultusunda hükmedilecek vekalet ücretinin maktuen belirlenmesi gerekirken, davada uygulanma yeri bulunmayan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uygulanan davalı hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/1535, K. 2010/1381, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama