KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/1824 E., 2010/774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2010
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 151 ada 157 parsel sayılı 650079,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ve kadim kullanıma dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacılar ... ve paydaşları tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümleri için dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 09.09.2008 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işarelenen 2952,87 m2 ile (D) harfi ile işaretlenen 216,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin paylı olarak davacılar adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümünün tespit gibi mera olarak özel siciline tesciline, (B), (C) ve (E) harfleri ile işaretli bölümlerle ilgili açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu Eylül 312 tarih 39 sayılı sicilden gelen 20.03.1989 tarih 1 sayılı tapu kaydının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlarla komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü,
taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ait memleket haritası getirtilerek dayanılan tapu kayıtları ile birlikte yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı,
tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/1824, K. 2010/774, 19 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama