KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2097 E., 2010/1140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2010
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 116 ada 123, 130 ada 14, 126 ada 229 ve 137 ada 70 parsel sayılı sırası ile 14600 m2, 11471 m2, 10691 m2 ve 12596 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... tarafından davalılar hazine ve Özler Belediyesi Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 116 ada 123, 126 ada 229 ve 137 ada 70 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları ... ve paydaşları adına tapuya tesciline, 130 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere, tespitte saptanan hukuksal olgulara, dosya içeriğine ve dava niteliğine göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, temyiz konusu 116 ada 123, 126 ada 229 ve 137 ada 70 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen davacı ... mirasçıları adlarına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,
paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları göz önüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2097, K. 2010/1140, 5 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama