KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2120 E., 2010/504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 28 parsel sayılı 7.704,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ispat edilemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı ... dava dilekçesinde miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmış ise de, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescilini talep etmiş, davalı ... ise, dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan ... tarafından kendisine bağışlandığını, 50 yıldır dava konusu taşınmaza zilyet olduğunu öne sürmüştür.
Dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan ...’dan kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık miras bırakan ...’ın terekesinin mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise dava konusu taşınmazın kime düştüğü ile ortak miras bırakan tarafından davalıya bağışlanıp bağışlanmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflardan hangisi terekenin paylaşıldığını veya dava konusu taşınmazın kendisine bağışlandığını iddia ederse bunu ispat etmek zorundadır.
Davalı ...'ın dava konusu taşınmazı ortak miras bırakan ... tarafından sağlığında kendisine bağışladığını kanıtlayamadığı, davalının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tereke adına olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2120, K. 2010/504, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama