KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2196 E., 2010/377 K.·Yargıtayilamı
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ve müdahillerden ... tarafından tarafından istenilmekle, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: 1-Dava mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, dosya içeriğinde toplanıp değerlendirilen delillere, miras bırakanların iptali istenilen mirasçılık belgesinde kendilerine pay verilen Bulgaristan uyruklu kişiler dışında Türk vatandaşı olan ve son hükümde kendilerine mirastan pay verilen Türk vatandaşı mirasçılarının da bulunduğunun belirlenmesine,
katılan ...’ın miras bırakanlarla mirasçı olma sonucunu doğuracak derecede akrabalık ilişkisi bulunduğunu kanıtlayamamasına göre mahkemece katılan davacı ...’ın davasının reddine, diğer katılan davacıların davasının kabulüne karar verilmesinde ve Türk vatandaşı olan diğer akrabalarının mirasçı olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından katılan davacı ...’ın yerinde görülmeyen tüm, davacı hazinenin ise aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen 14,00 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 3,05 TL karar ve ilam harcının katılan davacı ...’dan alınmasına,
2- Davacı hazinenin oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece miras bırakan ... ...’un ölüm günü itibarıyla karşılıklılık bulunmaması nedeniyle Bulgaristan vatandaşı oldukları belirlenen ve önceki günlü ilamda kendilerine mirastan pay verilen kişilerin mirasçı olamayacakları gerekçe gösterilerek hazine ve diğer katılan davacıların davasının kabulü ile Havsa Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.08.1994 gün ve 1994/255-249 esas ve karar sayılı veraset ilamının iptaline, Türk vatandaşı olan mirasçılar gösterilerek yeni mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Gerek miras bırakanların ölüm tarihlerinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, bu kanunun yürürlüğüne ilişkin kanun, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, bu kanunun yürürlüğüne ilişkin kanun ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerinde mirasın, miras bırakanın ölümüyle açılacağı, mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirleneceği, mirasın ölenin milli hukukuna tabi olduğu,
Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk hukukunun uygulanacağı, Tapu Kanununun 35. maddesinde de yabancı uyruklu gerçek kişilerin ancak karşılıklılık bulunması ve kanuni sınırlamalara uyulması koşuluna bağlı olarak Türkiye’de taşınmaz mal edinebilecekleri, karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durumun esas alınacağı açıklanmıştır.
Kanunun açık hükmünden de anlaşılacağı üzere Tapu Kanun’unda belirtilen bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden uygulanabileceğinden yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince, toplanan delillerden Bulgaristan’dan Türkiyeye göç ederek Türk vatandaşlığına geçtikleri anlaşılan miras bırakanlardan ... ...’un 08.03.1967 tarihinde, ... ...’un ise 19.06.1994 tarihinde öldükleri, geriye mirasçı olarak iptali istenilen mirasçılık belgesinde kendilerine pay verilen Bulgaristan uyruklu ..., ... ve ...’yı bıraktıkları, miras bırakanların ölüm tarihleri itibarıyla Türkiye ile Bulgaristan arasında miras yoluyla taşınmaz mal edinilebilmesi yönünden hukuki ve fiili karşılıklılığın bulunmadığı,
bu nedenle anılan kişilerin Türkiyede bulunan taşınmazlar yönünden mirasçı olamayacakları, ancak miras bırakanların yabancı uyruklu bu kişiler dışında Türk vatandaşı olan ve mirasçı olabilecek derecede başka akrabalarının bulunması nedeniyle, mirasın son mirasçı sıfatıyla hazineye kalmasının hiçbir şekilde mümkün olamayacağı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2196, K. 2010/377, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama