KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2411 E., 2010/599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 292 ada 2 parsel sayılı 239,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., dava konusu olmayan 292 ada 4 parsel sayılı 847,79 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise davacı ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 292 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 15-20 m² bölümünün tespitinin iptali ile aynı ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilave olunarak adına tescili istemi ile dava açmıştır.
Mahkeceme davanın kabulüne, 292 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 18.12.2008 tarihli rapor ekindeki haritada (A) harfi ile gösterilen 16,83 m² bölümün ifrazı ile 292 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilave olunarak 864,62 m² yüzölçümü ile davacı ..., 292 ada 2 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 222,3 m² kesimin davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu 292 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişileri beyanlarının çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu olmayan 292 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan usullerle kesinleştirilmesi için kütükler devredilmemişse Kadastro Müdürlüğüne, devredilmiş ise Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesi yerine dava ve temyize konu 292 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 16,83 m² bölümünün dava konusu olmayan 4 parsel sayılı taşınmaza ilave olunarak davalı taraf aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde davacı adına tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2411, K. 2010/599, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama