KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2513 E., 2010/602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava ve birleşen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı-birleşen dosya davacısı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 108 ada 30 ve aynı ada 31 parsel sayılı, sırasıyla 21.737,99 m2 ve 23.284,95 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hazine adına, aynı ada 32 parsel sayılı 20.231,70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ..., 33 parsel sayılı 27.919,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ... adına 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kayıtlarına dayanılarak tespit edilmiştir.
Asıl dosya davacısı ... hazine adına tespit edilen 108 ada 31 ve ... adına tespit edilen 108 ada 33 parsellere, birleşen dosya davacısı hazine ise kendi adına tespit edilen 108 ada 30 ve ... adına tespit edilen 108 ada 32 parsele yönelik olarak dava açmış, kendi adlarına tespit edilen taşınmazların yüzölçümlerinin eksik yazıldığını, eksikliğin komşu taşınmazlarda kaldığını öne sürerek tapu kaydına dayanmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile, 108 ada 33 ve 31 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının iptali ile, 108 ada 33 parselin uzman bilirkişinin 28.05.2008 tarihli raporuna ekli haritada (A) harfi ile işaretli 910,08 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 108 ada 31 parselin (B) harfi ile işaretli 215,29 m2 ve (D) harfi ile işaretli 201,13 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin bu taşınmazlardan ifraz edilerek 108 ada 32 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine,
108 ada 32 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile uzman bilirkişi raporuna ekli haritada (C) harfi ile işaretli bölümünün bu taşınmazdan ifraz edilerek 108 ada 31 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 108 ada 30 parselin ise tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dosya davacısı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 108 ada 31 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi raporuna ekli haritada (B) harfi ile işaretli 215,29 m2, (D) harfi ile işaretli 201,13 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı-birleşen dosya davalısı ...'ın dayandığı 108 ada 32 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 02.08.2005 gün ve 17 sıra nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı, 108 ada 32 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile işaretli 733,49 m2 yüzölçümündeki bölümünün de davalı-birleşen dosya davacısı hazinenin dayandığı 10.05.1973 tarih ve 52 sıra nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı,
hazinenin davaya konu ettiği 108 ada 30 parsel sayılı taşınmazın da hazine adına tespit edilmiş olduğu mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı-birleşen dosya davacısı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Mahkemece dava ve birleşen dava kısmen kabul edildiğine göre, davaya konu 108 ada 33 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28.05.2008 tarihli rapora ekli haritada (A) harfi ile işaretli 910,08 m2 yüzölçümündeki bölümünün 108 ada 33 parsel sayılı taşınmazdan, 108 ada 31 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile işaretli 215,29 m2 ve (D) harfi ile işaretli 201,13 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin 108 ada 31 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek aynı niteliği ile ve son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına,
108 ada 32 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile işaretli 773,49 m2 yüzölçümündeki bölümünün de yine aynı niteliği ile ve son parsel numarası verilmek suretiyle Maliye Hazinesi adına tapuya tescillerine, davaya konu taşınmazların kalan bölümlerinin ise tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, hüküm verilirken bilirkişi raporunun dayanak yapılması halinde raporu veren fen bilirkişisinin adı, soyadı ve rapor tarihinin de belirtilmesi zorunlu olduğu halde sadece fen bilirkişi raporu denilerek hüküm oluşturulması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2513, K. 2010/602, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama