KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2638 E., 2010/912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ve katılan davacı ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 104 parsel sayılı 29400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... ve paydaşları tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... ve paydaşı miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davacıların ve katılan davacıların davasının reddine, hazine yönünden husumet nedeniyle reddine, 104 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve katılan davacı ... ve paydaşı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...’ın tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, katılan davacılar ... ve ...’nin ise davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davalarının reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Ayrıca dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5.maddesi hükmü uyarınca yapılmadığı, aynı Yasanın 30.maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı dikkate alınmadan ve dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif günü tayin edilerek tarafların gıyabında keşif yapılması ve tarafların savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması dahi isabetsizdir. Böylesine yetersiz sağlıksız araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ...’ın tutunduğu T.Sani 303 D. tarih 82 ve 84 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, ırsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde HUMK.’nun 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilemeyeceği yönü üzerinde durulmalı,
vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, ayrıca katılan davacılar ... ve paydaşının tüm delilleri sorulup saptandıktan sonra dayandıkları kayıt ve belgeler de getirtilmeli, dosya keşfe hazır hale geldiğinde keşfe karar verilirken 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi dikkate alınmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, bundan sonra dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı,
uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları belgelerle denetlenmeli, dava konusu taşınmazın dayanılan kayıtların kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanılmalı, dava konusu taşınmazın kayıt kapsamları dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı,
tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2638, K. 2010/912, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama