KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2779 E., 2010/1193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 3 parsel sayılı 41.125 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, 168 parsel sayılı 12.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, davacı ...’ün yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları tarafından duruşmalara devam edilerek yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 3 ve 168 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyedi davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Taşınmazların bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca çalışmaların yapılmış olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kadastro tespiti sırasında dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan, davalı hazinenin tutunduğu 1937 tarih 256 tahrir sayılı vergi kaydının oluşum nedeni ile dava konusu taşınmazlarla ilgili Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanakları,
Haritaları ve eki belgelerin onaylı örnekleri Şanlıurfa İl Özel İdaresi Müdürlüğünde olduğu bildirildiği halde araştırılıp getirtilmemiştir. Ayrıca hükme dayanak yapılan bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağındaki hukuksal olgu çeliştiği halde tespit tutanak bilirkişileri de dinlenmeden ve çelişki giderilmeden karar verilmiştir.
Böylesine eksik inceleme ile karar verilemez.
Mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle kadastro tespiti sırasında dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 1937 tarih 256 tahrir sayılı vergi kaydının Hazine adına kayıt edilmesinin nedeni ve oluşum belgeleri ile ilgili Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanakları, haritaları ve tüm eklerinin onaylı örnekleri Şanlıurfa İl Özel İdaresi Müdürlüğünden, getirtilmeli, daha sonra taşınmazlar başında elverdiğince yaşlı, yöreyi iyi bilen, taraflarla akrabalığı olmayan yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, sağ olan belirtmelik ve tespit bilirkişileri ile teknik bilirkişi katılımıyla keşif yapılmalı,
keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile 1937 tarih 256 tahrir sayılı vergi kaydı uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, vergi kaydının Hazine adına oluşum nedeni üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların zilyetliğin kim veya kimler tarafından ne zamandan beri sürdürüldüğü dava konusu taşınmazların kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile belirtmelik ve tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde belirtmelik ve tespit tutanağı bilirkişileri ayrı ayrı dinlenerek çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli,
dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parsellerin yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, dava konusu taşınmazların kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olmadığı saptandığı takdirde zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2779, K. 2010/1193, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama