KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2929 E., 2010/1603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 180 ada 5, 190 ada 17, 194 ada 9, 197 ada 1, 198 ada 37, 38, 196 ada 6, 271 ada 2, 163 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar miras hakkına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras hakkına dayanarak dava açmış, davalı adına tespit edilen taşınmazlarla birlikte kadastro tespiti sırasında kendi adına tescil edilen 190 ada 18, 194 ada 8, 271 ada 10, 271 ada 13 parsel sayılı taşınmazların davalı ... ile kendisi adına eşit olarak tapuya tescili gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ...’tan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakan ...’ın 2000 yılında hayatta iken terekesine dahil tüm taşınmazları mirasçıları arasında paylaştırdığı, bu paylaşmaya göre mirasçılarına bağışlayarak zilyetliğini devrettiği, dava konusu 180 ada 5, 190 ada 17, 194 ada 9, 197 ada 1, 198 ada 37 ve 38, 196 ada 6, 271 ada 2 ve 163 ada 11 parsel sayılı taşınmazların davalı ...’ın 190 ada 18, 194 ada 8, 271 ada 10 ve 271 ada 13 parsel sayılı taşınmazların ise davacı ...'ın zilyetliğinde bulunduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan, dava konusu taşınmazların tespitinde bir kayıt ve belge esas alınmadığı gibi yargılama sırasında taraflar da bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarına göre dava konusu taşınmazların devrinin menkul mal hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2929, K. 2010/1603, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama