KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3284 E., 2010/1138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2010
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Mahkemece dava ve temyize konu 115 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde zilyet dava dışı ... mirasçıları yararına ve 115 ada 4, 108 ada 54 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde zilyet davacı ... mirasçıları yararına tespit gününde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava ve temyiz konusu taşınmazların tespitlerinin 3402 sayılı Kanunun 5.maddesine göre malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapıldığı, davacı ... tarafından hazine ve köy hasım gösterilerek tespit öncesi açılan tescil davasının kadastro mahkemesine aktarıldığı, tespit tutanaklarının edinme sebebinde dava dışı ... 'in Şarkışla Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2000 tarih 2000/257-336 E.K sayılı ilamına dayanarak hak iddia ettiği dosya içeriğiyle anlaşılmaktadır.
Kural olarak kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Bir başka deyişle lehine tespit yada kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiler arasında görülür. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5.maddesine göre tespitleri malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapılan taşınmazlar yönünden aynı Kanunun 30. maddesine göre işlem yapılması zorunludur. Hal böyle olunca ... 'in veya mirasçılarının davada taraf olması zorunludur. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava dışı ... mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adı geçenler yargılamaya geldiğinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bu yolla husumet yaygınlaştırılarak davada taraf koşulu oluşturulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; adlarına tescile karar verilen kişiler hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar ile ilgili araştırma yapılmaması, hakları çatıştığı halde davalı ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3284, K. 2010/1138, 5 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama