KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3410 E., 2010/3077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 103 ada 13, 129 ada 2, 13 ve 17, 131 ada 29 parsel sayılı sırasıyla, 1961.34, 788.02, 3741.82, 3051.13, 7097.29 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tutanağında ölü denilmek suretiyle ... oğlu ... adına, 103 ada 5 parsel sayılı taşınmaz 966.47 m2 yüzölçümü ile davalı olarak gösterilmeyen ... ..., ... ..., ... ..., 131 ada 40 parsel sayılı taşınmaz 4621.20 m2 yüzölçümü ve ham toprak vasfı ile davalı olarak gösterilmeyen hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ...'nın miras bırakanı annesi Fethiye'den gelen miras hakkını 16.07.1979 tarihli senette belirtilen şekilde aldığı, alınan yerlerin baraj altında kalması nedeniyle kamulaştırıldığı, davacının kamulaştırma bedelini de aldığı bu şekilde davacının terekeden gelen bir hakkının kalmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile hüküm yerinde gösterilen gerekçelerle anlaşılmakla davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür.
Dava konusu 103 ada 5 ve 131 ada 40 parsel sayılı taşınmaz maliklerine yöneltilmiş bir dava bulunmadığı, husumetin tespit maliki olmayan kişilere yöneltilmesi nedeniyle mahkemece bu parseller hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu 103 ada 5 ve 131 ada 40 parsel sayılı taşınmazlara ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan reddine ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz,
davacı ...'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 1. bendinde yazılı bulunan “103 ada 5 ve 131 ada 40” sözlerinin çıkartılarak, cümlenin sonuna “103 ada 5 ve 131 ada 40 parsel sayılı taşınmazlara karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, 103 ada 5 ve 131 ada 40 parsel sayılı taşınmazlara ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3410, K. 2010/3077, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama