KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3537 E., 2010/2142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 102 ada 1 parsel sayılı 2232.85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazın davacı tarafından 26.05.2003 tarihli adi senetle satın alındığı, davacının satın alma tarihinden sonra dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğini sürdüremese de bu durumun davalının taşınmazı işgal etmesinden kaynaklandığı bu nedenle davacı ve bayii açısından 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme şartlarının oluştuğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
Davaya konu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit öncesinde tapuda kayıtlı olmadığı dava dışı ... 'ın zilyetliğinde bulunduğu, ... ...'ın 14.4.1991 günlü adi senetle taşınmazı davalı ...'a satıp zilyetliğini de devrettiği, zilyetliğin devredildiği hususunun senet içerisinde yazıldığı, daha sonra aynı taşınmazı 19.10.1998 günlü adi senetle dava dışı ....'e sattığı, davacı ...'ın da taşınmazı 26.5.2003 günlü adi senetle ...'den satın aldığı, taşınmazın ancak 1 yıl kadar süre ile ...'in zilyetliğinde kaldığı, bunun dışında davacının taşınmazda zilyet olmadığı, zilyetliğin davalı ...'da olduğu, davalının taşınmaz üzerinde 8-10 yaşlarında fidanlarının mevcut olduğu mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların mülkiyetinin devri hususunda kanunlarımızda herhangi bir şekil şartı öngörülmemiş olup menkul hükmüne tabi bu taşınmazların mülkiyetinin zilyetliğinin devir ve teslimiyle gerçekleşeceği, somut olayda lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini kanıtlama yükünün de davacı taraf üzerinde olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı taraf halefiyet yoluyla kendisini de bağlayan 14.4.1991 günlü yazılı adi senet aksine taşınmazın zilyetliğinin ... tarafından davalı ...'a devir ve teslim edilmediğini, taşınmazda kendisinin ve bayii olan kişilerin malik sıfatıyla ve sürekli olarak zilyet olduklarını kanıtlayamamıştır. Bu nedenle mahkeme hükmünde gösterilen gerekçede isabet bulunmadığı gibi varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3537, K. 2010/2142, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama