KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3933 E., 2010/2531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... mirasçısı... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 129 ada 19, 24, 31, 141 ada 68, 79, 92, 104 ada 12, 23, 107 ada 8, 116 ada 2, 15, 118 ada 30, 121 ada 58, 132 ada 32 parsel sayılı taşınmazlardan. 129 ada 31 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına ve satın almaya, 129 ada 19, 24, 141 ada 68, 79, 92, 104 ada 12, 23, 107 ada 8, 116 ada 2, 15, 118 ada 30, 121 ada 58, 132 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak babası ... adına taşınmazların tespit edilmesi gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 132 ada 32 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 129 ada 19, 24, 31, 141 ada 68, 79, 92, 104 ada 12, 23, 107 ada 8, 116 ada 2, 15, 118 ada 30, 121 ada 58 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu 129 ada 19 ve 24, 141 ada 68, 79 ve 92, 104 ada 12 ve 23, 107 ada 8, 116 ada 2 ve 15, 118 ada 30, 121 ada 58 parsel sayılı taşınmazların davacı ve davalıların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ... mirasçısı...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 129 ada 19 ve 24, 141 ada 68, 79 ve 92, 104 ada 12 ve 23, 107 ada 8, 116 ada 2 ve 15, 118 ada 30, 121 ada 58 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı ... mirasçısı ... (...)'ın dava konusu 129 ada 31 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece dava ve temyize konu 129 ada 31 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak davalılar ... ve ... adına tespiti yapıldığı halde tapu kaydı getirtilip uygulanmadan taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite esas alınan ve davalı ... 'ın ortak miras bırakanı ... adına paylı olarak tapuda kayıtlı 21.9.1948 tarih 108 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı,
uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın tutunduğu kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, davacı ve davalı tarafın ortak miras bırakanı ...'dan kalıp kalmadığı yönünde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, tapu kaydı uyduğu taktirde hükmü temyiz eden ... mirasçılarının payları ile sınırlı olarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3933, K. 2010/2531, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama