KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3982 E., 2010/2209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 194 ada 3 ve 196 ada 8 parsel sayılı sırası ile 290,36 m2 ve 3655,10 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu taşınmazların ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece davanın kabulüne, yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı ... yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiş ise de; verilen hüküm yasal düzenlemelere ve dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
HUMK 94. maddesi hükmüne göre kural olarak davalı tarafın davayı kabul etmesi halinde yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması, bunun sonucu olarak davacı tarafın yaptığı giderlerin davalıdan tahsiline, vekille temsil edilmiş ise davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre davanın kabulü halinde davacı tarafın yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için davayı kabul etmesi yeterli olmayıp aynı zamanda ve birlikte kabulün en geç taraf teşkilinden sonraki ilk duruşma oturumunda yapılması ve davalının hal ve durumu itibarı ile dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir.
Bu iki koşuldan herhangi birinin gerçekleşmemiş olması halinde davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davalı taraf kadastro tutanağının düzenlenmesi sırasında taşınmaz başında hazır bulunmamış, itiraz ederek taşınmazların adına tescilini sağlamamış, dava açılmasına sebebiyet vermemiştir. Dava açıldıktan sonra dava dilekçesi ve ilk duruşma oturum gününün 16.05.2008 tarihinde kendisine tebliği üzerine 08.09.2008 tarihi olarak belirlenen ilk duruşma oturumuna katılarak aleyhinde açılan davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Davacının davaya sebebiyet vermediği ve ilk duruşma oturumuna katılarak davayı kabul ettiği dikkate alındığında az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözönüne alınarak davalının yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece açıklanan doğrultuda hüküm oluşturulması, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılması, davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ’ın nüfus kaydına göre tespit edilecek mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi dahi isabetsiz ise de,
yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinden 2.sayfanın 4.satırında “...1921 d.lu ....... mirasçıları..” sözlerinden sonraki kısmın hüküm yerinden çıkarılmasına ve yerine “...1/5 payının ... kızı .... (....) adına, 1/5 payının ... kızı ...adına, 1/5 payının ... oğlu ... adına, 1/5 payının ... .... kızı ... adına, 1/5 payının ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3982, K. 2010/2209, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama