KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4112 E., 2010/585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 213 parsel sayılı 6975,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve tüm mirasçıları da bilinemediğinden ölü ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... tarafından davalılar ... mirasçıları ... ve arkadaşları aleyhlerine kadastro tespitinden sonra askı ilanından önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan mülkiyet hakkının tespiti davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın ... mirasçıları adlarına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın davalıların miras bırakan ...’dan kaldığı, ... terekesinin yöntemine uygun şekilde paylaşılmadığı, el birliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi dava konusu taşınmazın bir kısım mirasçılar tarafından davacıya yapılan satışın geçersiz olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Davaya konu taşınmazın ...’dan kaldığı ve ... terekesinin paylaşılmadığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. ... mirasçıları karşısında üçüncü kişi durumunda olan davacı ...’nın taşınmazı 5 Mart 1968 tarihli senetle satın aldığı ve kadastro tespitinin 29.9.1998 tarihinde yapıldığı nazara alındığında uyuşmazlığın çözümü için tespit tarihine kadar davacı tarafın taşınmaz üzerinde zilyet olup olmadığının tespiti gerekir.
Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği ile 7.4.2009 tarihli keşifte dinlenen tutanak bilirkişileri ... ve ...’un beyanları ve önceki günlü keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık sözlerinin çeliştiği tartışmasızdır.
Mahalli bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmaza miras bırakan ...’in ölüm gününden sonra davacı ...’nın zilyet olduğunu, tutanak bilirkişileri ise davalıların ortak miras bırakanı ...’in ölümünden sonra taşınmaza hiç kimsenin zilyet olmadığını bildirmişlerdir. Mahkemece bu çelişki giderilmemiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanak bilirkişileri ile daha önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişilerinin tanık sıfatıyla taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4112, K. 2010/585, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama