KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4229 E., 2010/1636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
Karar Metni
219 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Mahkemece dava ve temyiz konusu muhtesatların mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur.
Davacı, dava dilekçesinde taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasından söz ederek, kesinleşen ortaklığın giderilmesi davası sonrası bu davayı açtığını açıklamıştır. Gerçekten taraflar arasında görülen, 142 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilişkin otaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen karar 23.11.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Tapu kaydında davacı ... ve davalı ... 22.5.2005 tarihinde cebri satış sonucunda paydaş olmuşlardır.
Öte yandan davacı tarafın talebi “aidiyetin tespiti” davasıdır. Hal böyle olunca davacının “eda davası” açabileceği hallerde icra-i niteliği bulunmayan tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı tartışmasızdır. Hukuki yarar dava koşuludur.
Ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanıp hüküm kesinleştiğine göre davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı ve daha geniş kapsamlı “eda davası” niteliğindeki tazminat davası açabileceği ve tespit davasında öne sürdüğü ve sürecekleri her türlü kanıtın, eda davasının yargılaması sırasında tartışılacağı da kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4229, K. 2010/1636, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama