KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4230 E., 2010/3175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2010
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ..., davalılar ... ve davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 108 ada 5 parsel sayılı 683,85 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı ... ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası ile davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yargılamanın iadesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Yargılama sırasında davalı ...'ın ölümü nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiş, taşınmazın sınırında patika yol bulunduğundan mahkemece hazine davalılar yanında davaya dahil ettirilmiştir.
Mahkemece Yargıtay bozma kararlarına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle, davacı ... ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle, davacı ... tarafından davalılar ... aleyhine açılan iade-i muhakeme davasının görev yönünden reddine, taşınmazın 1/2 payının davacı ..., 1/2 payının da davacı ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ..., davalılar ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar dairemizin 10.10.2005 tarih, 2005/2910-3022 E.K. sayılı ilamında "yargılamanın iadesi davasının niteliği, içeriği ve HUMK'un 445 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca Kadastro Mahkemesinde görülemeyeceği hükmü veren genel mahkemede görülmesi gerektiği dikkate alınarak yargılamanın iadesi davasının görev yönünden reddine,
dosyanın hükmü veren Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi" gereğine değinilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ise de yargılamanın yenilenmesi istenen Bartın 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.7.1993 tarih 1990/157-1993/323 E.K. sayılı kesinleşmiş kararının konusunun dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesi olduğu, böylece davanın taşınmazın aynına ilişkin olmakla 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5 ve 27.maddesi uyarınca aktarılması gerekli davalardan olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar HUMK'nun 448.maddesinde yargılamanın iadesi davasının kararı veren mahkemece görüleceği belirtilmiş ise de Kadastro Kanunu, HUMK'a göre özel bir kanun olduğundan Kadastro Kanunundaki hükümlere öncelik tanınması gerekmektedir. Ayrıca Dairemizin bozma kararı maddi yanılgıya dayalı olduğundan ve mahkemenin görevi de kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde tutulmasa gerektiğinden taraflar yararına usulü kazanılmış hak da doğmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4230, K. 2010/3175, 26 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama