KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4481 E., 2010/2039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 545 parsel sayılı 19875 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle Abdulkadir ... adına, 420 ve 423 parsel sayılı sırasıyla 107250 ve 44750 m² yüzölçümlerindeki taşınmazlar tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı hazine dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve davalılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece, 420 ve 423 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan dava dosyası, 545 parsel sayılı taşınmaza ilişkin asıl dava dosyasıyla birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, 545 parsel sayılı taşınmazın...mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Birleştirilmiş olsa dahi birleştirilmiş olan davalardan her biri bağımsızlığını koruyacağından, mahkemece birleşen her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm verilmesi gerektiği gibi hakim birden fazla istekle dava açılması yada farklı kişilerce açılan davaların birleştirilmesi halinde isteklerden veya birleştirilen davalardan her biri yönünden hüküm yerinde ayrı ayrı hüküm oluşturmak zorundadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal ilke gözetildiğinde hüküm yerinde bu her iki dava yönünden de ayrı ayrı hüküm verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece bu hukuksal olgu gözardı edilerek sadece davacı hazine tarafından 545 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılmış olan asıl dava yönünden hüküm verilmiş, davacı hazine tarafından 420 ve 423 parsel sayılı taşınmazlara yönelik birleşen dosyada dava açıldığı gözardı edilmiş, birleşen dava yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm oluşturulmamıştır. Birleşen dava gözardı edilerek tek dava varmış gibi hüküm verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4481, K. 2010/2039, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama