KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4826 E., 2010/2232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2010
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Gereği görüşüldü.
Kadastro sırasında 117 ada 4 parsel sayılı 21200,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 117 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 117 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı, ... Uzun’dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı dava konusu taşınmazın davalı ...’un miras payına isabet ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan, paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4826, K. 2010/2232, 15 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama