KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4853 E., 2010/2378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 120 ada 62 ve aynı ada 63 parsel sayılı sırası ile 8619,31 m2 ve 388910,16 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların belirli bölümlerine yönelik dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne dava konusu 120 ada 62 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 17.08.2007 havale tarihli rapor ve ekindeki haritada (A) harfi ile işaretli 1457,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı ada son parsel numarası ile Osman Gülen mirasçıları adına paylı olarak,
(H) harfi ile işaretli 7162,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı ada son parsel numarası ile hazine adına tapuya tesciline, 120 ada 63 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile işaretli 6675,998 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümü ve (D) harfi ile işaretli 22583 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı ada son parsel numarası ile Osman Gülen mirasçıları adına paylı olarak, aynı haritada (I) harfi ile işaretli 382211,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ise aynı ada son parsel numarası ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hazinenin temyiz itirazları 120 ada 62 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli taşınmaz bölümü ile, 120 ada 63 parselin (C) ve (D) harfleri ile işaretli bölümlerine yöneliktir. Dava ve temyize konu taşınmazların kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar da bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Mahkemece zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı kişi yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm verilmiştir. Ne varki; dava konusu taşınmazların kuzey sınırında 120 ada 64 parsel sayılı mera niteliğinde taşınmaz bulunmaktadır.
Mahkemece usulüne uygun mera araştırması yapılmamıştır.
Bir yerin mera olup olmadığı öncelikle taşınmazın bulunduğu çalışma alanında tahsisli mera olup olmadığının ilgili merciilerden sorulup saptanması, mera tahsis kaydı var ise mera tahsis kaydı ve dayanağı belgelerin getirtilip uygulanması, dava konusu taşınmazın mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, mera tahsis kaydı yok ise, davada yararı olmayan komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi aracılığı ile dava konusu taşınmazın mera olup olmadığının sorulup saptanması, bilirkişi sözleri yeterli görülmediği takdirde tarafların aynı usulle gösterecekleri tanıklarının taşınmaz başında dinlenilmesi,
bilirkişi, tanık sözlerinin değerlendirilmesinde komşu parsellerin tutanak örneği ve dayanağı belgelerden yararlanılması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye ve infaza elverişli ölçekli rapor alınması ve tutanak bilirkişilerinin dinlenilmesi, böylece mera olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan biçimde araştırma yapılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4853, K. 2010/2378, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama