KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5065 E., 2010/3289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 191 ada 77 parsel sayılı 23.72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 3402 sayılı Sasanın 16/A maddesi gereğince çeşme ve arsa niteliği ile davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 191 ada 77 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan beton çeşmenin Koçaşlı Köyü Tüzel Kişiliğine aidiyetinin tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 191 ada 77 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ...'nın tespit tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ve ekonomik amacına uygun zilyetliği bulunmadığı gibi taşınmazın aynı Kanunun 16/A maddesi hükmünde öngörülen hizmet mallarının olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'nın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatla ilgili olarak 3402 Sayılı Yasanın 19/2 madde hükmünün uygulanabilmesi için taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın taşınmazın malikinden başka birine ait olması gerekir. Diğer yandan, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillere göre taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki çeşmenin davacı ... tarafından yaptırıldığı, daha sonra davalı ... Tüzel Kişiliği'ne bağışlandığı, böylece çeşme üzerinde kişisel bir hakkının kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ... Tüzel Kişiliğinin taşınmazla birlikte muhdesatın da sahibi olduğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5065, K. 2010/3289, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama