KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5393 E., 2010/901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava mahkemece verilen yetki belgesine dayanılarak mirasçı olmayan kişi tarafından açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece mevcut nüfus bilgilerine göre miras bırakan ...'nin mirasçılarının kimler olduğunu tespit etmenin olanaksız olduğu, davacının da tanık dinletemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Çekişmesiz yargıya tabi davada ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Somut olaya gelince, miras bırakan ... ve ... kızı ...'nin Kastamonu, ..., ... Köyü cilt ... hane ... de nüfusa kayıtlı olduğu ve geride mirasçılarının bulunduğu mevcut kayıtlardan anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği kuşkusuzudur. Mirasçılık belgesi verilmesi için mutlaka tanık dinletme zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5393, K. 2010/901, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama