KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5395 E., 2010/2859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 134 ada 49, 63, 147 ada 67, 71, 148 ada 64 parsel sayılı sırasıyla 4823.79, 8858.07, 8792.48, 8352.83, 5735.14 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ... satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Kadastro tespiti sırasında herhangi bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflarca kayıt ve belgeye dayanılmamıştır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki dava konusu taşınmazların tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği tartışmasızdır.
Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5395, K. 2010/2859, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama