KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5563 E., 2010/3196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ve dava dışı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 106 ada 94 parsel sayılı 2744,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ..., ..., ... ve ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 106 ada 94 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine ve dava dışı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı ... mirasçı olarak kendisine hükmün tebliğ edilmesi üzerine ölü ...’nun mirasçısı olduğunu ve baba soyadının ... olduğunu öne sürerek hükmü temyiz etmiştir. Kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu gibi ... mirasçılarını davaya çağırmadan hüküm tesisi de isabetsizdir.
Tespit maliklerinden ...’nun tespit tarihinden önce vefat ettiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Kural olarak 4.5.1978 tarih 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılamaz ve ıslah yoluyla da olsa hasım değiştirilemez. Ne varki sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı özel bir hüküm bulunmadığı takdirde ve genel mahkemede görülmekte olan davalar hakkında uygulanır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 29.maddesi hükmü dikkate alındığında sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararının kadastro davalarında uygulama olanağı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan ölü davalının mirasçıları belirlenmemiş ve mirasçılara da dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmemiş, taraf koşulu oluşturulmamıştır. Öğretide ve uygulamada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için vefat ettiği belirlenen davalı ...’nun yasal mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus aile kayıt tablosu getirtilmeli, mirasçılarının kimlikleri bu yolla belirlenmeli, adı geçen mirasçıların tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığıyla sorulup saptanılmalı, bundan sonra dava dilekçesi ve duruşma günü mirasçılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, mirasçıların gösterecekleri deliller sorulup saptanmalı, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5563, K. 2010/3196, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama