KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5709 E., 2010/182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava ve temyiz konusu 1120 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar zilyet davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenlerle davacı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki, taşınmazların kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz mal iktisap edebilir. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen zilyet davalı ... oğlu ...’in bağışlayanı babası açık bir deyişle bayii ... oğlu ... ...’in onaylı nüfus kayıt örneği, ölmüş ise dava dışı tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile tablosu ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde ilgili yada ilgililer adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği belirlenmeli,
davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için HUMK.nun 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü de dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, bu yolla sağlıklı biçimde etkili bir kontrol ve denetim yapılmalı, hükme bağlanan, kesinleşen davalar varsa sonuçları dikkate alınmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5709, K. 2010/182, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama