KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5813 E., 2010/3639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava konusu 250 ada 47 parsel sayılı 4609,30 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 168 ada 3 parsel sayılı 2242,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz da maliki bilinemediğinden davalı hazine adına, 168 ada 49 parsel sayılı 13099 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 250 ada 47 parsel sayılı taşınmaza, davacı ... ise satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 168 ada 3, 49 ve 250 ada 47 parsel sayılı taşınmazlara dava açmıştır.
Davacılar ... ve ...'nın ayrı ayrı açtığı davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucu davacı ...'nın açtığı davanın kabulüne, dava konusu 250 ada 47 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, davacı ...'nın açtığı davanın dava konusu 168 ada 49 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak husumet nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu 168 ada 3 ve 250 ada 47 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, dava konusu 168 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere, tespitte saptanan hukuksal olgulara dosya içeriğine ve dava niteliğine göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, temyize konu 250 ada 47 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta
40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen zilyet ... ile bayii babası ...
Büyüksarı'nın onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde adlarına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,
paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları göz önüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5813, K. 2010/3639, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama