KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5883 E., 2010/3652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Kadastro sırasında 226 ada 31 parsel sayılı 3702,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına, 226 ada 31 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2008/90 esas sayılı dava dosyasında da davalı olduğundan tescil hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava ve temyize konu 226 ada 31 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Hükmün dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesinin özü ve sözü açık bir anlatımla öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşler ile davacının dava dilekçesi içeriği ve davacının istemi dikkate alındığında davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Gerçekten davacı taraf dava dilekçesinde keşif, bilirkişi ve tanık beyanları ile her türlü yasal delile ve ilgili yasa maddelerine tutunduğunu duraksamasız açıklamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, dava konusu taşınmazın bir başka dosyada dava konusu olduğu davaların birlikte görülmesi gerektiği dikkate alınarak dava dosyaları birleştirilmeli, dava konusu taşınmazın tutanak aslı getirtilmeden davaya bakılamayacağı da düşünülmeli, davacıdan dava dilekçesinde öne sürdüğü dava sebep ve delillerine esas olmak üzere tanıklarının listesini, tapu yada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanıyorsa, tutunduğu tapu kaydının tarih ve sayısını yada vergi kaydının oluştuğu yıl ve tahrir sayısı sorulup, saptanmalı, göstereceği bu doğrultudaki deliller toplanmalı,
ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5883, K. 2010/3652, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama