KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6004 E., 2010/525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine ve davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 114 ada 3 parsel sayılı 43.214,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... tapu kaydına, miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 114 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 18.6.2009 havale tarihli rapor ve haritasında (A) harfi ile işaretli 415,96 m2 yüzölçümündeki bölümün tespitinin iptaliyle aynı ada da son parsel numarası verilmek suretiyle davacının ortak miras bırakanı ... mirasçıları adlarına payları oranında, geri kalan kısmın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu 14.11.1961 tarih 6 sayılı tapu kaydının dava konusu 114 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 18.6.2009 havale tarihli rapor ve haritasında (A) harfi ile işaretli 415,96 m² yüzölçümündeki bölümünü kapsadığı, davacının tutunduğu 1.3.1963 tarih 2 ve 4 sayılı tapu kayıtlarının ise dava konusu taşınmaza uymadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 1.3.1963 tarih 2 ve 4, 14.11.1961 tarih 6 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ve ifraz haritaları ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde taşınmazın tespiti mera olarak yapıldığına göre taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6004, K. 2010/525, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama