KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6325 E., 2010/4036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 130 ada 6 ve 9, 132 ada 3, 150 ada 9 ve 10 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar bağışa ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 130 ada 6 ve 150 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar davacı ... adına, diğer parseller ise davalı ... adına tespit edilmiştir.
150 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı evin 1.katının 1/3’nün davacı ...’a, 2/3’nün davalı ...’a, 2.katının davalı ...’a, 3.katının davacı ...’a ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı ...
150 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalıya ait evin bulunduğu yerin patika yol ile araba yolu arasında kalan kısmın davalı ile kendi adına, 150 ada 9 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde gösterilen evin ikinci katının kendi adına, 132 ada 3 parsel sayılı taşınmazın becayiş karşılığında kendisine verildiğinden adına, 130 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ev ve çeşmenin annesi ... tarafından yapıldığından adına tescili ve 130 ada 6 parsel sayılı taşınmazın krokisinde gösterilen yolun zeminde olmaması nedeniyle iptali istemiyle davalı ...’ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır.
Mahkemece 130 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden davanın sübut bulmaması nedeniyle reddine, 150 ada 9 ve 10, 132 ada 3, 130 ada 6 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçeler eşliğinde 130 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerel mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın bu parsele ilişkin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kural olarak davanın husumet nedeniyle reddi kararı veren mahkemenin davaya konu yapılan 130 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar hakkında kesin hüküm oluşacak biçimde anılan taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz,
davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin ikinci satırından sonra gelmek üzere “130 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine” sözlerinin yazılmasına, 130 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA,
Davacı ...’ın diğer dava konusu taşınmazlara yönelik temyiz inceleme isteğine gelince; mahkemece kanıtlanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi mahkemece varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Takdiri delillerle davanın kanıtlanamaması ve davacı tarafça yemine dayanılmış olması halinde davacı tarafa yemin hakkının hatırlatılması ve kesin delil olan yemin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Toplanan delillerin davacı tarafın iddiasını kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinin deliller bölümünde delillerini "takdiri ve yasal diğer deliller" olarak göstermiş, ayrıca 26.3.2009 tarihli delil listesinde de açıkça yemin deliline dayanmıştır. Ne var ki mahkemece davacı tarafın yemin deliline dayandığı göz ardı edilerek davacı tarafa yemin ... hatırlatılmadan hüküm verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde mahkemece davacı tarafa yemin teklif ... hatırlatılmalı ve hangi konuda davalı tarafa yemin verdirmek istediği açıklattırılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6325, K. 2010/4036, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama