KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6572 E., 2010/5244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 1080 ada 11 parsel sayılı 258 m2, 1081 ada 1 parsel sayılı 3.338 m2 ve 1082 ada 1 parsel sayılı 33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve paydaşları, tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak miras bırakanları ... ’in payı için tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince dava konusu taşınmazlar hakkında tespitten önce derdest dava olduğu gerekçesiyle, dava dosyası görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince de, askı süresi içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi hükmünde bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile kadastro mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27. maddesi hükmünde de mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının resen kadastro mahkemesine devrolunacağı açıklanmıştır. Bu olguların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle istek olmasa bile mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 11.3.1988 tarihinde yapıldığı, tespit gününden önce davacı ... ve paydaşları, tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak miras bırakanları ... ’in payı için davalı ... ve paydaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine 9.12.1987 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtığı, tespit tarihi itibariyle tapu iptal ve tescil davasının halen derdest olduğu, davanın kadastro mahkemesine aktarılması gereken davalardan olduğu gözetildiğinde, malikhaneleri doldurulmuş olsa dahi dava konusu taşınmazların tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapıldığının kabulü gerekmektedir.
Hal böyle olunca Kadastro Mahkemesince, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan dava dosyası ile dava konusu taşınmazların tutanaklarını birleştirmek ve Kadastro Kanununun 30. maddesi hükmünü uygulamak suretiyle malikhanelerinin doldurulması gerekmektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6572, K. 2010/5244, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama