KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6870 E., 2010/5261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 146 ada 96 ve 98 parsel sayılı sırasıyla 125,90 m2, 740,77 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, paylaşmaya dayanılarak 146 ada 96 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., 146 ada 98 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kendi adına tespit gören 146 ada 97 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığını, eksikliğin 146 ada 96 ve 98 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 146 ada 96 parsel sayılı taşınmazın tutanağının iptaliyle uzman bilirkişilerin 12.05.2005 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 102.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 97 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, kalan 23.28 m2 yüzölçümündeki kısmının davalı ... adına, 146 ada 98 parsel sayılı taşınmazın tutanağının iptaliyle uzman bilirkişilerin 12.05.2005 tarihli rapor ve krokisinde (F) harfi ile gösterilen 31.34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 97 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine,
kalan 709.43 m2 yüzölçümündeki kısmının davalı ... adına, 146 ada 97 parsel sayılı taşınmazın 387.23 m2 yüzölçümü ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm; davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgelere göre davalı ... ve ...’in 29.06.2009 tarihli celsede duruşmaya gelerek ek bilirkişi raporundaki ölçümleri ve bu haliyle davayı kabul ettikleri belirlenmiştir. Kabul beyanı usulün 151. maddesi hükmü uyarınca davalı tarafça belgelendirilmiştir. Kabulden dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir neden ileri sürülmemiştir. Mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Nevarki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davacı taraf adına tescil hükmü verilen taşınmaz bölümleri ile ilgili çalışma alanının son parsel numarası verilmek suretiyle tesciline, karar verilmesi gerekirken yanılgı ile 146 ada 97 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi dava konusu olmayan 146 ada 97 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz; davalı ... ve ...’in temyiz itirazları yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 2.sayfasında (1 ila 13) bir ila onüçüncü satırların hüküm fıkrasından çıkartılarak hüküm yerine;
’’1-146 ada 98 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, uzman fen bilirkişileri ... ... ... ve ... ’un 12.05.2009 tarihli rapor ve krokisinde (F) harfi ile gösterilen 31.34 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına, geriye kalan uzman bilirkişilerin rapor ve krokisinde (H) harfi ile gösterilen 709.43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı ada ve parsel numarası verilmek suretiyle davalı ... adına, tapuya tesciline.
2-146 ada 96 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, uzman fen bilirkişileri ... ... ve ... ’un 12.05.2009 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 102.62 m2 yüzölçümlü taşınmaz bölümünün ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına, geriye kalan uzman bilirkişilerin rapor ve krokisinde (D) harfiyle gösterdiği 23.28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davalı ... adına, tapuya tesciline,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6870, K. 2010/5261, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama